13 Mart 2019 Çarşamba

Selda Bağcan'ın Kısaca Hayatı

Selda Bağcan

Selda Bağcan kimdir? Nerelidir? İşte Selda Bağcan'ın kısaca hayat hikayesi.

Selda Bağcan, 1948 yılında Muğla'da doğdu. Küçük yaşta babasını kaybetti. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Mühendisliği Bölümü'nü bitirdi. Müziğe olan tutkusundan dolayı mühendislik yapmadı ve sanat hayatına atıldı.

"Katip Arzuhalim Yaz Yare Böyle/Mapushane İçinde Mermerden Direk" adlı ilk 45'liğini 1971 yılında çıkardı. Aynı yıl dört 45'lik daha çıkardı. Ardınan yurt içi ve yurt dışı konser süreci başladı.

1972 yılında "Mapushanelere Güneş Doğmuyor" adlı 45'liğinden dolayı ekranlara çıkması yasaklandı. Bu yasak yaklaşık 20 yıl sürdü. Öte yandan Selda Bağcan, ülkesinde televizyonlara çıkamazken yurt dışında çok sayıda programdan davet alıyordu.

Selda Bağcan'a pasaport verilmeyerek yurt dışına çıkması da yasaklandı Bu yasağın 1987 yılında kaldırılmasıyla birlikte yurt dışında bir dizi festivale katıldı. 

2000 yılında Almanya'da bulunan Köln Arena'da verdiği konserle Guinness Rekorlar Kitabı'na girmeyi başardı. Bu konserde kendisine 2167 sanatçı eşlik etmişti.

2012 yılında Londra Olimpiyatları sırasında düzenlenen Meltdown Festivali'nde sahne aldı. 

2016 yılında İspanya'nın Barcelona şehrinde düzenlenen Primavera Sound Festivali'nde sahne aldı. 

SELDA BAĞCAN'IN BAZI 45'LİKLERİ

Katip Arzuhalim Yaz Yare Böyle / Mapusanede Mermerden Direk
Tatlı Dillim Güler Yüzlüm / Mapusanelere Güneş Doğmuyor
Çemberimde Gül Oya / Toprak Olunca
Adaletin Bu Mu Dünya / Dane Dane Benleri
Gesi Bağları / Altın Kafes
Dostum Dostum / Yuh Yuh

SELDA BAĞCAN'IN BAZI ALBÜMLERİ

Yürüyorum Dikenlerin Üstünde
Özgürlük ve Demokrasiyi Çizmek
Felek Beni Adım Adım Kovaladı
Uğur’lar Olsun
Denizlerin Dalgasıyım
Güvercinleri de Vururlar
Halkım

9 Mart 2019 Cumartesi

Fevzi Çakmak Hayatı Kısaca

Mareşal Fevzi Çakmak

Asıl adı "Mustafa Fevzi" olan Mareşal Fevzi Çakmak, 1876 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Kuleli Askeri Lisesi'ni tamamladıktan sonra 1893 yılında Harp Okulu'na girdi. Buradan 1896 yılında mezun oldu, arından girdiği Erkan-ı Harbiye Mektebi'nden de 1898 yılında mezun oldu. 

Bir süre Erkan-ı Harbiye'de görev yaptıktan sonra Rumeli'deki 3. Orduya'ya bağlı 18. Fırka'ya gönderildi. Daha sonra sırasıyla 35. Nizamiye Tugayı Komutanlığı, Kosova Kolordusu Komutanlığı, Garp Ordusu Kurmay Başkanlığı, Vardar Ordusu Harekat Şubesi Müdürlüğü ve 5. Kolordu Komutanlığı'na atandı. 

Fevzi Çakmak'ın rütbesi 1915 yılında mirlivalığa, 1918 yılında ise ferikliğe yükseltildi. Birinci Dünya Savaşı'nın başlangıcında Çanakkale Cephesi'nda görev aldı ve bir dönem Anafartalar Grup Komutanlığı görevini vekaleten yürüttü.

Birinci Dünya Savaşı bitince önce Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Reisi, daha sonra ise Harbiye Nazırı oldu. İstanbul'un işgal edilmesi üzerine Anadolu'ya geçti ve Milli Mücadele'ye katıldı. Milli Savunma Bakanlığı'na getirilen Fevzi Çakmak, İkinci İnönü Zaferi'nin ardından orgenerallik rütbesine terfi etti. Daha sonra ise TBMM tarafından Genelkurmay Başkanı olarak görevlendirildi. Büyük Taarruz'dan sonra ise TBMM tarafından mareşallik rütbesi verildi. 

1941 yılına kadar Genelkurmay Başkanlığı yapan Fevzi Çakmak, 1946 yılında milletvekili seçildi. 1950 yılında vefat etti. 

7 Mart 2019 Perşembe

Orhan Pamuk'un Kısaca Hayatı

Orhan Pamuk (Kaynak: Orhan Pamuk'un kişisel web sayfasından alınmıştır.)
Ülkemizde Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan ilk yazar olan Orhan Pamuk, 1952 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. 1970 yılında Robert Koleji'ni bitirdikten sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi'ne girdi. Üçüncü sınıfta buradan ayrılarak İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü'ne geçti ve 1977 yılında mezun oldu. 

Yazar olmayı kafasına koyan Orhan Pamuk, evine kapanarak çalışmalarına başladı. Kendisinin deyimiyle zorlu bir sürecin ardından ilk başarısını elde etti. 1979 yılında katıldığı Milliyet Roman Yarışması'nda "Karanlık ve Işık" adlı eseriyle Mehmet Eroğlu ile birlikte birinciliği paylaştı. Bu eseri, daha sonra "Cevdet Bey ve Oğulları" adı ile yayımlandı. Bu romanı ile Orhan Kemal Roman Ödülü'nü kazandı. 

"Sessiz Ev" adlı ikinci kitabı 1983 yılında yayımlanan Orhan Pamuk, bu eseriyle Madaralı Roman Ödülü'ne layık görüldü. 1985 yılında "Beyaz Kale" adlı romanı yayımlandı. Tarihsel bir roman niteliği taşıyan bu eseriyle ABD'de Independent Award for Foreign Fiction ödülüne layık görüldü. 

2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan Orhan Pamuk, bu ödülü kazanan ilk Türk yazar oldu. 

1982 yılında Aylin Türegün'le hayatını birleştiren Orhan Pamuk'un bu evliliğinden bir kız çocuğu dünyaya geldi. 2001 yılında ise boşandı. 

ORHAN PAMUK'UN ESERLERİ

Cevdet Bey ve Oğulları,
Sessiz Ev
Beyaz Kale
Kara Kitap
Gizli Yüz
Yeni Hayat
Benim Adım Kırmızı
Öteki Renkler
Kar
İstanbul: Hatıralar ve Şehir
Babamın Bavulu
Masumiyet Müzesi
Manzaradan Parçalar
Saf ve Düşünceli Romancı
Şeylerin Masumiyeti
Ben Bir Ağacım
Kafamda Bir Tuhaflık
Resimli İstanbul - Hatıralar ve Şehir
Kırmızı Saçlı Kadın

Hatıraların Masumiyeti

6 Mart 2019 Çarşamba

Yaşar Kemal Hayatı Kısaca

Yaşar Kemal
Yaşar Kemal kimdir? Yaşar Kemal'in kısaca hayatı.


Türk edebiyatının usta kalemlerinden Yaşar Kemal, 6 Ekim 1926 tarihinde Osmaniye'de dünyaya geldi. Ailesi, Van'ın Muradiye ilçesinden buraya göçmüştü. İlkokulu Kadirli ilçesinde tamamladı. Daha sonra Adana'da bir ortaokula kaydoldu. Son sınıfta öğrenim gördüğü sırada okulu bırakmak zorunda kaldı ve ırgatlık dahil çeşitli işlerde çalıştı.
 
Edebiyata olan ilgisi şiirle başladı. Yayımlanan ilk şiirini 16 yaşındayken yazdı. Adana'da çıkan "Görüşler" isimli bir dergide yayımlanmıştı. "Ağıtlar" isimli ilk kitabı 1943 yılında yayımlandı. "Sarı Sıcak" isimli ilk öykü kitabı ise 1952 yılında yayımlandı. 

1951 yılında Cumhuriyet gazetesinde çalışmaya başladı. İlk ve sanat hayatındaki en önemli romanı olan "İnce Memed" 1955 yılında yayımlandı. Eserde, haksızlıklara boyun eğmeyip karşı çıkan Anadolu insanının hikayesini anlatmıştır. Komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla tutuklanan Yaşar Kemal, yaklaşık bir yıl hapis yattı. 

1973'te Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterildi. Eserleri, çok sayıda dile çevrilmiş ve dünyaca tanınan bir yazar olmuştu. 2008 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü verildi. 

Türk edebiyatının unutulmaz yazarlarından Yaşar Kemal, 28 Şubat 2015 günü hayata gözlerini kapadı. 

Eserlerinde özellikle Çukurova insanın acılarını, sıkıntılarını ve sömürülüşünü çarpıcı bir şekilde aktarmıştır. 

YAŞAR KEMAL'İN ESERLERİNDEN BAZILARI

İnce Memed 1. Cilt
İnce Memed 2. Cilt
İnce Memed 3. Cilt
İnce Memed 4. Cilt
Orta Direk
Teneke
Ölmez Otu
Yer Demir Gök Bakır
Tek Kanatlı Bir Kuş
Beyaz Mendil
Neredesin Arkadaşım
Yılanı Öldürseler
Yağmurla Gelen
Kuşlar da Gitti
Binboğalar Efsanesi
Yağmurcuk Kuşu
Pis Hikaye
Ağıtlar
Deniz Küstü

5 Mart 2019 Salı

Samipaşazade Sezai'nin Kısaca Hayatı

Samipaşazade Sezai
Samipaşazade Sezai kimdir? İşte Samipaşazade Sezai'nin kısaca hayat hikayesi ve eserleri.

Tanzimat dönemi edebiyatçılarımızdan Samipaşazade Sezai, 1859 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Babası Abdurrahman Sami Paşa, annesi ise Dilarayiş Hanım'dır. Küçük yaştan itibaren iyi bir eğitim aldı. 

İlk yazısı "Kamer" adlı gazetede çıktı. "Şir" adlı ilk eseri ise 1879 yılında yayımlandı. 1880 yılında Evkaf Nezareti Mektubi Kalemi'nde çalışmaya başladı. 1882 yılında Londra Elçiliği'ne atandı. Burada görev yaptığı sırada Avrupa'daki edebi çalışmaları yakından izleme fırsatı yakaladı. 1885 yılında görevden alınınca İstanbul'a döndü ve kendini tamamen edebi çalışmalarına verdi. 

1888 yılında en ünlü eseri olan "Sergüzeşt" yayımlandı. Bu eser, Türk romancılığında yeni bir akımın öncüsü olmuş; romantizmden realizme geçişi simgelemiştir. 1891 yılında, edebiyatımızdaki kısa hikaye türünün ilk örneği olan, "Küçük Şeyler" adlı hikaye kitabı yayımlandı. 

1901 yılında Paris'e giden Samipaşazade Sezai, İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne katıldı. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yayın organı "Şura-yı Ümmet" dergisinde yazılar kaleme aldı. 1908 yılında İkinci Meşrutiyet ilan edilince İstanbul'a döndü. Madrid Elçiliği'ne atandı. 1921 yılında emekli oldu ve İstanbul'a yerleşti.

Samipaşazade Sezai, 16 Nisan 1936 tarihinde hayatını kaybetti. 

SAMİPAŞAZADE SEZAİ'NİN ESERLERİ

Roman

Sergüzeşt

Öykü

Küçük Şeyler
Müdafaa-i Zulüm

Oyun

Şir
Mantemeden

Hatıra-Sobhbet-Gezi

Rumuzu'l Edeb
İclal

4 Mart 2019 Pazartesi

Münir Özkul Hayatı Kısaca

Münir Özkul
Münir Özkul kimdir? İşte Münir Özkul'un kısaca hayat hikayesi.

Usta oyuncu Münir Özkul, 1925 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. İstanbul Erkek Lisesi'nde öğrenim gördü. Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi'nde tamamladı. 

Erken yaşta tiyatroya yönelen Münir Özkul, Bakırköy Halkevi'ne giderek tiyatro eğitimi aldı. Buradaki eğitiminin ardından Ses Tiyatrosu'na geçti. İlk profesyonel oyununu burada "Aşk Köprüsü" oyunuyla gerçekleştirdi. İlerleyen süreçte İstanbul Şehir Tiyatroları, Bulvar Tiyatrosu, Ankara Devlet Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu ve Küçük Sahne Tiyatrosu'nda da sahne aldı.

Çok sayıda tiyatro oyununda rol alan Münir Özkul, 1950 yılında sinema filmlerinde de oynamaya başladı. İlk sinema filmi, "Üçüncü Selimin Gözdesi" adlı film oldu.

"Sev Kardeşim" filmindeki performansıyla 1972 yılında düzenlenen 9. Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü'ne layık görüldü. 

1974 yılında "Hababam Sınıfı"nda "Kel Mahmut" karakterini canlandırdı. Buradaki performansıyla Türk izleyicisinin gönlünde yer edindi. 2015'de Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü verildi. Münir Özkul, 5 Ocak 2018 günü hayatını kaybetti.

MÜNİR ÖZKUL'UN ROL ALDIĞI FİLMLERDEN BAZILARI

Barbaros Hayreddin Paşa
Vatan ve Namık Kemal
Edi ile Büdü
Balıkçı Güzeli
Miras Uğrunda
Altın Kafes
Bilen Kazanıyor
Şoför Nebahat Bizde Kabahat
Yaşlı Gözler
Ayşecik'le Ömercik
Seven Ne Yapmaz
Beyaz Kelebekler
Beyoğlu Güzeli
Hayat Sevince Güzel
Sev Kardeşim
Yalancı Yarim
Mavi Boncuk
Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
Hababam Sınıfı
Hababam Sınıfı Tatilde
Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor
Hababam Sınıfı Uyanıyor
Neşeli Günler
Talih Kuşu

3 Mart 2019 Pazar

Vecihi Hürkuş Hayatı Kısaca

Vecihi Hürkuş
Vecihi Hürkuş kimdir? Vecihi Hürkuş'un kısaca hayat hikayesi.

Türk havacılık tarihinin unutulmaz isimlerinden Vecihi Hürkuş, 1896 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Füyuzati Osmaniye Rüştiyesi ve Paşakapısı İdadisi'nde öğrenim gördükten sonra, sanata olan ilgisinden dolayı Topkapı Sanat Okulu'na kaydoldu. 

1912 yılında Balkan Savaşı başlayınca gönüllü olarak cepheye gitti. Enver Paşa'nın önderliğinde Edirne'yi geri alan orduda o da yer aldı. Savaşın ardından bir süre Beykoz'da bulunan esir kampında kumandan olarak görev yaptı.

Tayyare Makinist Mektebi'ni bitiren Vecihi Hürkuş, Birinci Dünya Savaşı başlayınca önce Bağdat Cephesi'ne daha sonra da Kafkas Cephesi'ne gönderildi. Savaş sırasında Ruslara esir düştü ve Nargin Adası'na gönderildi. Buradan kaçarak İstanbul'a döndü. 

İstanbul'un işgal edilmesi üzerine Kurtuluş Savaşı'na katılan Hürkuş, savaş boyunca göstermiş olduğu başarılarından ötürü İstiklal Madalyası'na layık görüldü.

Kurtuluş Savaşı'nın bitmesinin ardından tayyare okulunda eğitim vermeye başladı. Yunanlılardan kalan parçaları kullanarak ilk uçağını üretti. İlk uçağının deneme uçuşunda, izin almadığı gerekçesiyle ceza verilince, ordudan istifa ederek Türk Tayyare Cemiyeti'ne katıldı. 

1940 yılında "VECİHİ XIV" adlı ikinci uçağının üretimini gerçekleştirdi. 1933 yılında ise "VECİHİ XVI" adlı uçağını üretti. 

Vecihi Hürkuş, 1969 yılında vefat etti. 

Dünyanın En Büyük Gölleri Sıralaması

Dünyanın en büyük gölü: Hazar Gölü
Dünyanın en büyük göllerini liste halinde derledik. İşte dünyanın en büyük ilk 10 gölü:


İsmi
Kıyısı Olan Ülkeler
Kapladığı Alan
Hazar Gölü/Denizi
Azerbaycan, Rusya, İran, Türkmenistan, Kazakistan
371 bin kilometre kare
Michigan-Huron Gölü
ABD, Kanada
117 bin 702 kilometre kare
Superior Gölü
ABD, Kanada
82 bin 414 kilometre kare
Victoria Gölü
Kenya, Tanzanya, Uganda
69 bin 485 kilometre kare
Tanganyika Gölü
Tanzanya, Kongo, Burundi
32 bin 293 kilometre kare
Baykal Gölü
Rusya
31 bin 500 kilometre kare
Büyük Ayı Gölü
Kanada
31 bin 80 kilometre kare
Malavi Gölü
Mozambik, Malavi, Tanzanya
30 bin 44 kilometre kare
Büyük Esir Gölü
Kanada
28 bin 930 kilometre kare
Erie Gölü
ABD, Kanada
23 bin 719 kilometre kare

DÜNYANIN EN BÜYÜK GÖLÜ: HAZAR GÖLÜ

Dünyanın en büyük gölleri sıralamasında ilk sırada Hazar Gölü yer almaktadır. Bilim insanlarının çoğuna göre iç deniz olarak da kabul edilmektedir. Çünkü, hem göl hem de deniz özelliklerini taşımaktadır. 

Hazar Gölü'nün toplam yüz ölçümü 371 bin kilometre karedir. Uzunluğu 1.199 kilometre, azami derinliği 1.025 metre ve su hacmi 78 bin 200 kilometre karedir. 

Adını, 7. ile 11. yüzyıllar arasında bölgede hüküm süren Hazarlardan almaktadır. Tuzluluk oranı yüzde 1,2 olan Hazar Gölü, aynı zamanda dünyanın en büyük tuzlu su gölüdür. 

Hazar Gölü'ne kıyısı olan ülkeler şunlardır: Azerbaycan, Rusya, Kazakistan, Türkmenistan ve İran.

Açık denizlerle bağlantısı olmadığından dolayı su seviyesi sürekli olarak değişmektedir. 

Petrol ve doğalgaz bakımından zengindir. Hazar'a kıyısı olan ülkeler, 2018'in Ağustos ayında aralarında yaptıkları bir anlaşmayla, buradaki kaynakların paylaşımı konusunda bir anlaşma sağladılar. Bu anlaşmaya göre, Hazar deniz olarak kabul edildi. 

Pozitivizm nedir? Temsilcileri kimlerdir?


Pozitivizm hakkında kısaca bilgi. 

Pozitivizm, toplum bilimlerinin de doğa bilimlerinde uygulanan pozitif yöntemi benimsemesi/kullanması gerektiğini savunan bir yaklaşımdır. Pozitivistlere göre toplum da fizik, kimya ve biyolojide hakim olan araştırma yöntemlerine göre incelenmelidir. [1] 

Pozitivistler, toplumsal olguların doğa bilimlerinde kullanılan bilimsel yöntemlerle incelenebileceği görüşünü savunmaktadırlar. Yani doğa bilimlerindeki yöntemler sosyal bilimlerde de kullanılabilir. 

Pozitivistler, metafiziğin yerini gözleme dayalı bilimsel bilginin alması gerektiğini savunmaktadırlar. Ancak gözlemlenebilen olgular bilimsel bir değer ifade etmektedir. Bunun dışında gözlemlenemeyen olgular ise bilimsel bir değer ifade etmemektedir. 

Pozitivizm kavramı ilk kez Auguste Comte tarafından kullanılmıştır. Aslında pozitivizmin kökeni Eski Yunan'a kadar uzanmaktadır, ancak onu sistemli bir hale getiren kişi Comte olmuştur. Fakat şunu da belirtmek gerekir ki: Cemil Meriç gibi bazı yazarlar pozitivizm kavramını ilk kullanan kişinin Saint Simon olduğunu söylemektedir. [2]

Doğa bilimlerinin o zamanlar zaten uyguladığı, sosyolojide de Comte'un uygulanmasını istediği pozitif yöntem ya da pozitivizm, aslında bir felsefeydi. [3] 


POZİTİVİZMİN TEMSİLCİLERİ

Saint Simon
Auguste Comte
John Stuart Mill
Hebert Spencer 
Emile Durkhheim
Emile Zola

KAYNAKÇA

[1] ZENCİRKIRAN Memet, Sosyoloji, Dora Yayınları, Bursa 2017, 6. Baskı, s.30

[2] BALLIKAYA Cihan, "Pozitivizm Tarihsel Süreç İçerisindeki Gelişimi ve Sosyolojik Düşünceye Etkileri", Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, S:3 (2015), s. 89

[3] ERGUN Doğan, 100 Soruda Sosyoloji El Kitabı, İmge Kitabevi Yayınları, Ankara 2008, 9. Baskı, s. 53


Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı