25 Ocak 2012 Çarşamba

DEVLET BAHÇELİ'NİN KISACA HAYATI



1948 yılında Osmaniye'de doğdu. Fettahoğulları adlı bir Türkmen ailesine mensuptur. 

Liseyi Ata Koleji'nde okumuştur. Bu yüzden ülkücü camia içerisinde "Kolejli" olarak tanınmıştır. 1. Ordu Komutanı Cemal Tural'ın eşi Suna Tural, bu okulda edebiyat hocasıydı.

Ankara İktisadi ve Ticari Bilimler Akademisi'nde lisans eğitimini tamamlamıştır.

Bu sırada Ülkü Ocakları'nın kurucu ekibinde yer aldı.

Türkiye Milli Talebe Federasyonu Genel Sekreterliği görevinde bulunmuştur.(1970-1971 yıllarında)

Siyasi kariyeri kadar eğitim kariyeri de iyiydi Bahçeli'nin. Nitekim üniversiteden mezun olduktan sonra, okulunda asistan olarak kaldı.

Ülkücü Maliyeciler ve İktisatçılar Derneği'nin (ÜNAY) kurucuları arasında yer aldı.

1987'de Milliyetçi Çalışma Partisi'nin Genel Sekreterliğine getirildi.

Türkeş'in ölümü üzerine de Milliyetçi Hareket Partisi'nin başına geçti ve hala da bu görevi sürdürüyor.

İSTANBUL'UN FETHİNİN NEDENLERİ



İstanbul'un fethinin nedenleri şunlardır:



  1. İstanbul'un işlek kara ve deniz ticaret yolları üzerinde bulunması



  2. Asya ile Avrupa'yı birleştiren stratejik bir bölge olması



  3. Hz. Muhammed'in(SAV) İstanbul'un fethini müjdelemesi ve fethi gerçekleştiren komutanı övmesi



  4. Bizans'ın Osmanlı şehzadelerini ve Anadolu beylerini kışkırtması



  5. Bizans'ın Avrupa ülkelerini, Osmanlı'ya karşı kışkırtması



  6. Toprak bütünlüğünün sağlanmak istenmesi

MİT'e nasıl girilir?


Ülkemizde bazı kişiler hem ülkesi için verilen mücadelenin içerisinde yer almak hem de üst düzey bir kurumda çalışabilmek ümidiyle MİT'in kapısını aşındırır. Ancak, kurumun doğası gereği mevcut olan "gizlilik prensibi"nden ötürü herkes personel alımı konusunda sınırlı bilgilere sahiptir.

Peki, "MİT'e nasıl girilir?" MİT, aradığı personeli kendisi mi bulur, yoksa başvuru esasına göre mi personel tedarik eder? 

Bu soruların cevabı için en doğru kaynak, MİT'in resmi web sitesidir. Burada personel alımı konusunda çok net açıklamalar bulunuyor. 

MİT personeli olabilmek için en öncelikli şart, 4 yıllık örgün eğitim veren bir üniversiteden mezun olmaktır. Maalesef burada "örgün" ifadesinin özellikle konulması, açık öğretim mezunlarının başvuru yapmasını engellemekte. Fakat "Arapça Dil Uzmanı" pozisyonunda görev yapmak isterseniz, lise ve dengi okuldan mezun olmanız yeterli olacaktır. 

Üniversite şartını yerine getiren adaylardan istenen bir diğer şart ise yabancı dildir. Adaylardan en az bir yabancı dilde belirli bir puan almış olması istenmektedir."İstihbarat Uzmanı" pozisyonu için İngilizce, Almanca ve Fransızca dillerinden herhangi birinden Yabancı Dil Sınavı'nda (YDS) 80 veya üzeri puan alınmalı. Bunların dışında kalan diller için ise 70 veya daha üzeri puan alınmalı. "Bilişim ve Teknoloji Uzmanı" pozisyonu içinse İngilizce YDS'de 70 veya daha üzeri puan alınmalı. Geçmiş yıllarda yapılan alımlarda KPSS şartı da bulunuyordu. Artık böyle bir şart bulunmamaktadır. 

MİT'e girebilmek için yaş şartı 35'dir. Askerlik şartı ise bulunmuyor. Tecilli bir kişi de kurumda istihdam edilebilmektedir. 

Tüm bu şartları taşıdıktan sonra internet üzerinden başvuruda bulunulabilir. Kurumda, eleme usulüyle gerçekleştirilen bir sınav süreci uygulanmaktadır. Bu sınav süreci şu aşamalardan oluşur;


1-) Yazılı ve Sözlü Sınavlar


2-) Kompozisyon


3-) Kişilik Envanteri Uygulamaları


4-) Uygulamalı Bölümler


5-) Sağlık Muayenesi


6-) Mülakat


7-) Atama

Uygulanan tüm bu süreçleri başarılı bir şekilde geçtiğinizde, artık hayallerini kurduğunuz istihbarat dünyasına ilk adımı atmış olursunuz... 

MAHMUT YILDIRIM(YEŞİL) KİMDİR VE YAŞIYOR MU?



Mahmut Yıldırım, 1977 yılında Elazığ'daki Etibank Ferro Krom tesislerinde puantör olarak çalışıyordu. Bundan 4 yıl sonra ise devlet içinde farklı bir göreve başlamıştı. Artık gözlerinin renginden aldığı "Yeşil" ismiyle tanınıyordu.

Özellikle de Susurluk kazasından sonra ismi çok daha duyulur oldu. Önceden doğu bölgesinde yaygınken ismi, artık tüm Türkiye'ye yayılmıştı. 

Susurluk soruşturmasında adının sıkça geçmesine rağmen hiç bir zaman yakalanamadı. Dönemin başbakanı Mesut Yılmaz, Yeşil'in öldürüldüğünü açıkladıysa da bu çoğu kişi için inandırıcı olmamıştı. Nitekim bu çoğunluk, haklı da çıkmıştı. Çünkü kısa bir süre sonra İHD Başkanı Akın Birdal'ı vuranların arkasındaki ismin, Yeşil olduğu yönünde güçlü kanaatler mevcuttu.

Susurluk raporunda Yeşil'in önemli bir yer tuttuğunu belirtmiştik.Tam 12 sayfa Yeşil'le ilgiliydi. Bir dönem JİTEM'de, bir dönemde MİT'te görev yaptığı anlaşıldı. JİTEM komutanı Ahmet Cem Ersever'in öldürülmesinde de Yeşil'in parmağı olduğu düşünülüyor.

Apo'ya, Suriye'de suikast düzenleyecek ekibin başında olduğu yönünde de güçlü deliller mevcut.

Sabancı suikasti sanıklarından DHKP/C'li Mustafa Duyar'ın Şam Büyükelçiliği'nden Türkiye'ye getirilmesinde rol aldığı da söyleniyor.

Uzun süredir konuşulan bir isim. Hakkında birçok iddia ortaya atılmakta. Bugün merak edilen soru ise:"Yeşil yaşıyor mu?Çoğunluğun bu konudaki görüşü: "Yaşıyor..."

24 Ocak 2012 Salı

12 EYLÜL DARBESİ ÖNCESİ VAZİYET

1 Şubat 1979
Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi, Mehmet Ali Ağca tarafından öldürüldü.

10 Eylül 1979
Türkiye İşçi Parti'li Ceyhun Can öldürüldü.

19 Eylül 1979
Malatya Ülkü Ocakları eski başkanı Mürsel Karataş öldürüldü.

3 Aralık 1979
MHP'li yazar Kemal Fedai Coşkuner kurşunlanarak öldürüldü.

7 Aralık 1979
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim üyelerinden Cavit Orhan Tütengil öldürüldü.

11 Nisan 1980
MHP Genel Başkan Yardımcısı Gün Sazak, Devrimci Sol militanları tarafından öldürüldü.

24 Haziran 1980
MHP Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Ali Rıza Altınok kızıyla birlikte öldürüldü.Bu arada Altınok'un kızı 16 yaşındaydı.(THKP-C/MLSPB bu eylemi şöyle üstleniyordu: "Rami'de Gaziosmanpaşa MHP İlçe Başkanı Emekli Binbaşı Ali Rıza Altınok ile MHP kadın kolları başkanı Fahriye ve Nilgün Altınok'u ölümle cezalandırdık."Ölümle cezalandırdık dediği; 16 yaşındaki Nilgün Altınok'un suçu, Ali Rıza Altınok'un kızı olması mıydı?Dünya'nın dörtte üçünü "faşist" olarak görenlerin bu yaptığı bir nevi faşizm değildir de nedir?)

15 Temmuz 1980
CHP İstanbul Milletvekili Abdurrahman Köksaloğlu öldürüldü.

19 Temmuz 1980
Eski Başbakan Nihat Erim, Dev-Sol militanları tarafından öldürüldü.

22 Temmuz 1980
Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Kemal Türker, silahlı saldırı sonucu öldürüldü.

EFSANE KOMUTAN EŞREF BİTLİS




Olayla ilgili resmi açıklamada, uçağın anti-buz sisteminin çalışmaması sonucu düştüğü belirtildi, ancak uçağın buz çözücülerinin çalışmaması halinde bile eksi 60 derecede en az 29 dakika arıza yapmadan uçabileceğinin ortaya çıkması, kazayla ilgili sabotaj kuşkuları yarattı.(17.02.1994)

17 Ocak 2012 Salı

DEMOKRAT PARTİ'NİN İCRAATLARI

Demokrat Parti, siyasi tarihimizdeki önemini her daim korumuştur.
Bu önemi kazanmasında en önemli etkenlerden biri de, çok partili siyasi rejimimizin ilk hükümeti olmasıydı.
Gerçi 1946 seçimleriyle çok partili bir rejime adım atmıştık.
Ancak yapılan usulsüzlükler(açık oy gizli tasnif vs. gibi) bu seçimlerin meşruiyetini zayıflatmıştır.
Bu yüzden ben ve benim gibi düşünen birçok kişi, çok partili rejime geçiş tarihi olarak 1950 seçimlerini kıstas alır.
Neyse...
1950 seçimlerinden sonra iktidara gelen Demokrat Parti, 27 Mayıs 1960 darbesine kadar ki 10 yıllık süreçte Türkiye için önemli hizmetlerde bulunmuştu.
Neydi bu hizmetler?
Hatırlayalım bakalım...
DP, Van'da 33 köylüyü kurşuna dizen Mustafa Muğlalı'yı tutuklamıştır.
DP, Osmanlı hanedanına sahip çıkmıştır.Bunun üzerine ilk gelen hanedan üyeleri Abdülhamit'in eşi ve kızıdır.Menderes bizzat bu işin üstüne düşmüştü.Hatta eşi de.Eşi Berrin Hanım, Abdülhamit'in eşinin ve kızının kaldığı evin kirasını ödemiştir.
DP, ülkedeki traktör sayısını 2000'den 32000'e çıkarmıştır.
DP, 1957 yılında ilk Darphaneyi açmıştır.Bundan önce paralarımız nerede basılıyordu?İngiltere'de...
DP, şeker fabrikaları kurmuştur.
DP, petrol rafinerleri kurmuştur.
DP, İPRAŞ(TÜPRAŞ)'ı kurmuştur.%50 yabancı ortakla.
DP, yaptığı çalışmalar ve imzaladığı anlaşmayla Türkiye'ye, gerekli gördüğü zaman Kıbrıs'a müdahale etme hakkını kazandırtmıştır.Hatta 1974 yılında da adaya bu madde sayesinde çıkartma yaptık.
DP, 1955 yılında Nükleer tesis için ABD ile anlaşma yapmıştır.Bugün Türkiye'nin hala nükleer tesisi yok.
DP, üniversiteler için ayrılan ödeneği 10 katına çıkarttı.
DP, Erdemir'i kurdu.
DP, okullar açtı.

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı