Yayınlar

Ekim, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Adalet Ağaoğlu hayatı kısaca

Resim
Adalet Ağaoğlu (Fotoğraf: Youtube, Boğaziçi Arşivleri) Adalet Ağaoğlu, 23 Ekim 1929 tarihinde Ankara'nın Nallıhan ilçesinde dünyaya geldi. Lise öğrenimini Ankara Kız Lisesi'nde, yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı. Lise yıllarından itibaren edebiyata ilgi duydu. Bu dönemde Ulus gazetesinde tiyatro eleştirileri kaleme aldı. Daha sonra Kaynak dergisinde şiirleri yayımlandı. 1951 yılında Ankara Radyosu 'nda çalışmaya başladı. Kartal Tibet, Nur Sabuncu, Üner İlsever ve Çetin Köroğlu ile birlikte Ankara'nın ilk özel tiyatrosu "Meydan Sahnesi" ni kurdu. TRT Radyo Dairesi Başkanlığı görevinde bulundu. Bu görevinden 1970 yılında istifa ettikten sonra kendisini tamamen edebi çalışmalarına verdi. 1973 yılında "Ölmeye Yatmak" adlı ilk romanı yayımlandı. 1995 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülüne layık görüldü. "Bir Düğün Gecesi" adlı romanı ile Sedat S

Ahmet Ümit kimdir? Kısaca hayatı ve eserleri

Resim
Ahmet Ümit (Fotoğraf: @baskomsernevzat, Instagram) Ahmet Ümit, 12 Temmuz 1960'da Gaziantep'te, Mehmet Ümit ve Fatma Ümit çiftinin oğlu olarak dünyaya geldi. Lisans eğitimini 1983 yılında Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi bölümünde tamamladı. 1985 yılında Rusya'ya giderek Moskova Sosyal Bilimler Akademisi 'nde siyaset alanında eğitim aldı.  1989 yılında "Sokağın Zulası" adlı ilk şiir kitabı yayımlandı. 192 yılında ise "Çıplak Ayaklıydı Gece" adlı ilk öykü kitabı yayımlandı. Bu kitabıyla Ferit Oğuz Bayır Düşün ve Sanat Ödülü 'nü kazanan Ahmet Ümit, sanat dünyasında tanınmaya başladı. Bir dönem arkadaşlarıyla birlikte "Yine Hişt" dergisini çıkardı. 1996 yılında "Sis ve Gece" adlı ilk romanı yayımlandı. Yayımlandığı dönem büyük ilgi gören bu kitabı, Yunancaya da çevrildi. Böylece yabancı dile çevrilen ilk Türk polisiye romanı oldu Ahmet Ümit'in eserleri  Beyoğlu’nun En Güzel Abisi Aşkımız Eski Bir Roman  İstanbul Hatırası K

Abidin Dino hayatı kısaca

Resim
Abidin Dino Abidin Dino, 23 Mart 1913 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı. Ailesi doğduğu yıl İsviçre'ye, altı yaşına geldiğinde de Fransa'ya yerleşti. Çocukluk yıllarının önemli bir bölümü Avrupa'da geçti. 1925 yılında ise ailesiyle birlikte Türkiye'ye döndü. Robert Koleji 'ne kaydolmuşsa da sanata duyduğu ilgi ağır basınca eğitimini yarıda bıraktı. Kendisine tamamen sanat çalışmalarına verdi. İlk çizimleri Yarın gazetesinde, ilk yazısı da Artist dergisinde yayımlandı.   Nazım Hikmet ’in Sesini Kaybeden Şehir ve Bir Ölü Evi kitaplarının kapak desenlerini çizdi. 1933 yılında Zeki Faik İzer, Zühtü Müridoğlu, Elif Naci, Cemal Tollu ve Nurullah Berk ile birlikte D Grubu adlı sanat topluluğunun kurucuları arasında yer aldı.  Ünlü yönetmen Sergey Yutkeviç'in teklifi ve Mustafa Kemal Atatürk'ün de desteğiyle Sovyetler Birliği'ne giderek sinema eğitimi aldı. İkinci Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine buradan ayrılarak önce Londra'da, ard

Divan edebiyatı özellikleri kısaca maddeler halinde

Resim
Divan edebiyatı, 13. ve 19. yüzyıllar arasında Arap ve Fars kültürünün etkisiyle gelişen edebiyata verilen isimdir. Türklerin İslamiyet'i kabul etmesinden sonra ortaya çıkmıştır. Divan edebiyatına çeşitli kaynaklarda "Yüksek zümre edebiyatı" , "Klasik Türk edebiyatı", ve "Saray edebiyatı" gibi isimler de verilmektedir. Bu dönemde şairler eserlerini "Divan" adı verilen kitaplarda topladığı için "Divan edebiyatı" ismi kullanılmıştır.  Divan edebiyatının özelliklerini kısaca ve maddeler halinde şöyle sıralayabiliriz: Bu dönemin şiirlerinde ağır bir dil kullanılmış, söz sanatlarına bolca yer verilmiştir. Ayrıca şiirlerde Arapça ve Farsça kelimeler sıklıkla kullanılmıştır. Anlama değil söyleyişe önem verilmiştir. "Kafiye göz içindir" anlayışı benimsenmiştir.  Şiirde konu bütünlüğüne değil, beyit bütünlüğüne önem verilmiştir. Bu sebeple şiirlerde konuya ilişkin başlıklar yoktur. Her şiir nazım biçimine göre adlandırılmıştır.

Dede Korkut Hikayeleri özellikleri maddeler halinde kısaca

Asıl adı "Kitab-ı Dede Korku Ala Lisan-ı Taife-i Oğuzhan" olan "Dede Korkut Hikayeleri" nin özellikleri maddeler halinde şöyle: Dede Korkut hikayelerinin yazarı belli değildir. Yani anonim dir. Halk arasında söylene söylene nesiller boyu aktarılmış, 15. ve 16. yüzyıllarda yazıya geçirilmiştir.  Dede Korkut hikayelerinin günümüze iki yazma nüshası kalmıştır. Bunlardan biri Almanya'da Dresden Kütüphanesi'nde, diğeri ise Vatikan'da bulunmaktadır.  Dede Korkut'u tanıtan bir önsöz ve 12 hikayeden oluşmaktadır.  Nazım-nesir karışımı bir yapıya sahiptir. Hikayelerde olaylar nesirle aktarılırken, kahramanların duygu ve düşünceleri nazımla aktarılmıştır.  Dede Korkut hikayeleri, destandan halk hikayesine geçişin en önemli eseri olarak kabul edilmektedir.  Hikayelerde Oğuz Türklerinin birbirleriyle ve Ermeni, Rum, Abaza, Gürcü komşularıyla yaptıkları mücadeleler anlatılmaktadır.  Hakaniye lehçesiyle yazılmıştır ve arı bir dil kullanılmıştır.  Hikayelerde

Panslavizm nedir? Panslavizm politikası ne demek?

Resim
Panslavizm , 19. yüzyıl başlarında ortaya çıkan ve bütün Slavların bir araya getirilmesini öngören bir siyasi akımdır. Rusya'nın öncülüğünde Slav ırkından olanların birleşmesi olarak da tanımlanabilir. Başlangıçta edebi-kültürel bir hareket olarak ortaya çıkmış ve daha sonra siyasi yönü ağır basmıştır. Bu terim ilk defa 1826 yılında Slovak yazar Jan Herkel tarafından kullanılmıştır.  Panslavizm, Kırım Savaşı 'nın ardından Rusya'nın dış politikasında belirgin hale gelmiştir. 1853 yılında Osmanlı Devleti ile Rusya arasında başlayan savaşa, Birleşik Krallık, Fransa ve Piyemento-Sardinya da Osmanlı Devleti'nin yanında dahil olmuştur. Bu savaşın ardından Rusya'da Avrupa karşıtlığı artmıştır.  Bu siyasi akım, özellikle Osmanlı Devleti'nin hakimiyetinde olan Balkanlar'da etkili olmuştur. Balkanlardaki Slav halklar, bu siyasi akımın da etkisi ile Osmanlı Devleti'ne karşı isyan başlattılar.

Sömürgecilik nedir? Ne zaman başladı? Kısaca bilgi

Resim
Fotoğraf: Pixabay Sömürgecilik, bir devletin başka bir ülkeyi egemenliği altına alarak onlara hiçbir hak tanımaması ve buradan ekonomik çıkar sağlamasıdır. Sömürgecilik, 15. ve 16. yüzyıllardaki keşiflerin ardından ortaya çıkmıştır.  Sömürgeci devletler, kurdukları bu sistemi meşrulaştırmak için bazı inanışlar ortaya atmışlardır. Sömürgeciler, kendilerinin, sömürdükleri ülkelerin halkından daha üstün olduğuna inanırlar. Sömürge altına aldıkları halkın gelişmesi ve yüksek refah seviyesine erişmesi için böyle bir sistem kurduklarını belirtirler. Her ne kadar böyle bir meşrulaştırma yöntemi kullanılmış ve dünya genelinde kabul görmesi için uğraşılmışsa da sömürge yönetimlerin olumsuzlukları ilerleyen süreçte açıkça görülmüştür.  Sömürgecilik, 15. ve 16. yüzyıllarda yapılan keşiflerin ardından Avrupa ülkelerinin benimsemiş olduğu bir sistemdir. Nitekim ilk büyük sömürgeci ülkeler de o dönem dünya genelinde keşif çalışmalarına ağırlık veren Portekiz, İspanya ve İngiltere gibi ülkelerdir. Da

Salvador Dali'nin hayatı kısaca özet

Resim
Salvador Dali (Fotoğraf: ABD Kongre Kütüphanesi) Salvador Dali, 11 Mayıs 1904 tarihinde İspanya'nın Katalonya bölgesinde dünyaya geldi. 1903 yılında ağabeyi hayatını kaybetmiş ve ailesi bu durumu bir türlü kabullenememişti. Bu durum çocukluk döneminde psikolojisini ciddi bir şekilde etkilemişti. 10 yaşına geldiğinde annesinin desteğiyle özel bir resim okuluna kaydoldu.  Yeteneğiyle küçük yaşlardan itibaren dikkat çeken Salvador Dali, 1919 yılında Figueres Belediye Tiyatrosu'nda ilk sergisini açtı. 1921 yılında annesi hayatını kaybetti. Ertesi yıl Madrid'e taşındı ve eğitimini burada sürdürdü. İlk eserlerinde Dadaizm ve Kübizm sanat akımlarının etkilerini görebilmek mümkündü. Bu akımlar Madrid'de yaygın olmadığı için Dali'nin eserleri oldukça ilgi çekmişti.  Bir dönem disiplinsizlikten dolayı okuldan atılmışsa da yeniden okula döndü. 1925 yılında Barcelona'daki ilk kişisel sergisini açtı. Bir sonraki yıl Paris'e giderek Pablo Picasso ile tanıştı. Bu tanışman

Islahat Fermanı nedir? Kısaca özellikleri maddeler halinde

Resim
Islahat Fermanı , Paris Konferansı öncesi 1856 yılında ilan edilmiştir. Bu sırada sadrazamlık koltuğunda Mehmed Ali Paşa , tahtta ise Abdülmecit oturuyordu. Osmanlı Devleti, Avrupalı devletlerin içişlerine karışmasını önlemek amacıyla Islahat Fermanı'nı ilan etmişti. Bu ferman, Paris Barış Antlaşması'nın da maddeleri arasında yer almıştır.  ISLAHAT FERMANI'NIN ÖZELLİKLERİ Islahat Fermanı, 1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı 'nın devamı niteliğindedir. Islahat Fermanı'nda Tanzimat Fermanı'ndaki hükümler tekrar edilmekle beraber genişletilmiştir.  Islahat Fermanı ile gayrimüslim halkların hakları genişletilmiş ve kanunen güvence altına alınmıştır. Gayrimüslimlere din ve mezhep özgürlüğü tanındı. Müslüman olmayanların her çeşit memurluklara girebilmesi kabul edildi. Gayrimüslimlerin askerlik hizmetine kabulü onaylandı. Ancak nakdi bedel ödemeleri halinde askerlikten muaf tutulmaları kararlaştırıldı. Bu fermanla birlikte azınlıkların mal ve mülk sahibi olabilm