Yayınlar

Nisan, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Türkiye'de Çıkarılan Madenler ve Yerleri

Resim
Dünyadaki maden çeşidinin yaklaşık yarısı Türkiye'de bulunmaktadır. Türkiye maden çeşitliliği bakımından zengin bir ülkedir. Bunun en önemli nedeni arazisinin farklı jeolojik dönemlerde oluşmasıdır. İşte Türkiye'de çıkarılan madenler ve çıkarıldıkları yerler: 1-) DEMİR Doğu Anadolu Bölgesi : Malatya (Hekimhan ve Hasançelebi), Sivas (Divriği) Akdeniz Bölgesi : Adana (Mansurlu-Feke, Saimbeyli) Marmara Bölgesi : Balıkesir (Edremit, Eymir), Sakarya (Çamdağ) Ege Bölgesi : İzmir (Torbalı), Kütahya (Simav) 2-) KROM Doğu Anadolu Bölgesi : Elazığ (Guleman) İç Anadolu Bölgesi : Eskişehir (Mihalıççık), Kayseri, Sivas Akdeniz Bölgesi : Adana (Pozantı, Karsantı), Muğla (Fethiye) 3-) BAKIR Doğu Anadolu Bölgesi : Elazığ (Maden), Diyarbakır (Ergani) Karadeniz Bölgesi : Artvin (Murgul), Kastamonu (Küre) 4-) BOR Marmara Bölgesi : Balıkesir (Bigadiç, Sultançayırı) İç Anadolu Bölgesi : Eskişehir (Seyitgazi) Ege Bölgesi : Kütahya (Emet)

LEFTER'İN KISACA HAYATI

Resim
Lefter Küçükandonyadis , 22 Aralık 1925 günü İstanbul Büyükada'da dünyaya geldi. Babası Hristo, annesi ise Argiro idi.  Futbolu çok seviyordu. Çocukluğu  geceyarılarına kadar top oynamakla geçti. Fakir bir ailenin çocuğuydu. Bir röportajında şunları söylüyordu: " Babam çok fakir olduğundan ve parası olmadığından top alamıyorduk, paçavralardan yaptığımız topla arkadaşlarımızla durmak dinmek bilmeden futbol oynardık ." [1] Futbola doğduğu Büyükada'da başladı. Burada oynarken Taksim kulübü kendisini istedi, fakat henüz 15 yaşındaydı. Yaşı iki yaş büyültülerek Taksim kulübünün oyuncusu oldu. 1943 yılında askere gitti ve dört yıl sonra terhis oldu. Daha sonra efsaneleşeceği Fenerbahçe kulübüne 300 liraya transfer oldu. 1951 yılında 17.500 liralık transfer ücreti ile İtalya'nın Fiorentina takımına gitti. 1952 yılında da Fransa'nın Nice kulübüne transfer olan Lefter, 1953'de tekrardan Fenerbahçe'ye döndü. Lefter'in Fenerbahçe'ye olan

Barış Manço'nun kısaca hayatı

Resim
Barış Manço Barış Manço, 2 Ocak 1943 tarihinde İstanbul'da dünyaya gözlerini açtı.  Babası Hakkı Manço, annesi ise Rikkat Uyanık'tır. Ailesi, İkinci Dünya Savaşı yıllarında dünyaya gelmesinden dolayı " Barış" ismini vermişti ona.  Eğitim hayatına Kadıköy'de bulunan Gazi Mustafa Kemal İlkokulu'nda başlayan Manço, buradan mezun olduktan sonra Galatasaray Lisesi 'ne geçti. Müziğe olan ilgisi bu dönemde başladı ve okuldaki arkadaşlarıyla birlikte "Kafadarlar" adlı bir müzik grubu kurdu. 1959 yılında babasını kaybedince Galatasaray Lisesi'ninden ayrılarak Şişli Terakki Lisesi 'ne geçti.  Lise öğrenimini tamamladıktan sonra B elçika'ya giderek Belçika Kraliyet Akademisi 'ne kaydoldu. Buradaki öğrenimi sırasında "Les Mistigris" adlı bir grupta yer aldı ve Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde konserler verdi. Bu sırada Fransızca dört parçadan oluşan mini bir albüm çıkardı. Belçika Kraliyet Akademisi'ni birincilikle

Halide Edib Adıvar'ın Kısaca Hayatı

Resim
Halide Edib Adıvar Halide Edib Adıvar, 1884 yılında İstanbul'un Beşiktaş semtinde dünyaya gözlerini açtı. Babası Mehmet Edip Bey, annesi ise Fatma Berifem Hanım'dır. Evinde aldığı özel derslerle ilköğrenimini tamamladıktan sonra Üsküdar Amerikan Kız Koleji 'ne kaydoldu. Bir ara okuldan uzaklaştırılmışsa da tekrardan geri dönerek 1901 yılında eğitimini tamamladı.  Okuldan mezun olduktan sonra çeşitli çeviriler yaptı. İkinci Meşrutiyet'in ilan edilmesinin ardından kadın hakları üzerine yazılar kaleme almaya başladı. İlk yazısı,  Tevfik Fikret ve Hüseyin Cahit Yalçın tarafından kurulan Tanin gazetesinde yayımlandı.  31 Mart Ayaklanması sırasında İngiltere'ye giden Halide Edib, burada önemli fikir adamlarıyla tanışma fırsatı yakaladı. Ayaklanmanın bastırılmasının ardından yurda dönerek öğretmenlik ve müfettişlik yapmaya başladı. Osmanlı'da "ilk feminist örgüt" olarak nitelendirilen Teal-i Nisvan Cemiyeti 'nin (Kadınları Yükseltme Derneği)

Cahit Külebi'nin Kısaca Hayatı ve Eserleri

Resim
Cahit Külebi Tam adı 'Mahmut Cahit' olan Cahit Külebi , 10 Ocak 1917'de Tokat'ın Zile ilçesinde dünyaya gözlerini açıtı. Öğrenim hayatına Zile'deki bir ilkokulda başladı. Daha sonra sırasıyla Numune-i Terakki, Dutlupınar İlkokulu, Gazi Ahmet Danişment İlkokulu ve Sivas Erkek Lisesi'nde öğrenim gördü. İlk şiiri, Sivas'ta öğrenim gördüğü sırada,  Toplantı  adlı bir dergide yayımlandı.  Yükseköğrenimini  İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 'nde tamamladı. Mezuniyetinin ardından çeşitli okullarda edebiyat öğretmeni olarak görev yaptı.   Türk Dili , Varlık ve Kültür Dünyası gibi dergilerde şiirleri yayımlandı. ' Adamın Biri' başlıklı ilk şiir kitabı ise 1946 yılında yayımlandı. ' Yeşeren Otlar ' kitabı ile 1955 Türk Dil Kurumu Edebiyat Ödülü 'ne layık görüldü.  1956 yılından itibaren Milli Eğitim Bakanlığı 'nda müfettişlik yapmaya başladı. Daha sonra kültür ataşesi olarak İsviçre'ye atandı. B

Azeriler Türk mü? Azerilerin Kökeni Nedir?

Resim
Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı , Bloomberg HT 'de yayınlanan ' Zaman Kaybolmaz ' programında Azerbaycanlıların köklerini ve Azeri-Azerbaycanlı kelimelerindeki ayrımı açıkladı. Moderatör Serfiraz Ergun'un, " Azerilerin geldikleri anayurt neresidir? Türkiye Türkleri ve Azeriler aynı kökten mi geliyorlar? " sorularına karşılık olarak Ortaylı şu cevabı verdi: " Evet. İkisi de Horasan üzerinden Maveraünnehir'den gelirler. Kafkasya'nın otokton halkı değiller. Tabii bunun aksine teorileri savunan arkadaşlarımız var... Ama bunlar Oğuzlar'dır. Oğuz'ların bu topraklarda görülüşü 10. asır civarı olması lazım. Tabii ki aynı kökten geliyoruz . Aynı grubu konuşuyoruz. Bugün Azerbaycan diline dil denmesi resmi bir meseledir. Azerbaycan lehçesi bizim dilimizin, medeniyetimizin gençliğidir. İçindeki Farsça'yı kullanımı bizimkinden çok daha yaygın ve oturaklı. Üstelik biz bir dil devrimi yaptık, ama onlar yapmadılar." "AZERİ

Takrir-i Sükun Kanunu Nedir? Niçin Çıkarılmıştır?

TAKRİR-İ SÜKUN KANUNU NEDEN ÇIKARILDI? 13 Şubat 1925 günü " Şeyh Said Ayaklanması " olarak bilinen ayaklanma patlak vermiş ve bu ayaklanma büyük bir hızla bölgenin tamamına yayılmıştı. Bunun üzerine 21 Şubat'ta sıkıyönetim ilan edildi. Fakat bir türlü ayaklanmanın bastırılması konusunda gelişme gösterilemiyordu. Böylesine bir sıkıntılı süreçte Başbakan Ali Fethi Okyar istifa etti. Bu istifanın ardından 3 Mart'ta İsmet İnönü başbakan oldu. 4 Mart günü meclisten güvenoyu alan hükümetin ilk işi Takrir-i Sükun Kanunu 'nu çıkartmak oldu. 22 red oyuna karşılık 122 oyla kabul edilen Takrir-i Sükun Kanunu, hükümete olağanüstü yetkiler veriyordu. TAKRİR-İ SÜKUN KANUNU'NUN BİRİNCİ MADDESİ Kanunun birinci maddesi şu şekildeydi: " İrtica ve isyana ve memleketin içtimai nizamını ve huzur ve sükûnunu ve emniyet ve asayişini ihlale bais bilumum teşkilât ve teşvikat ve teşebbüsat neşriyatı, hükümet, reisicumhurun tasdiki ile ve re'sen ve idareten

Mevlana'nın Kısaca Hayatı

Resim
Mevlana Mevlana Celaleddin-i Rumi , 30 Eylül 1207'de bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan'ın Belh şehrinde doğdu. Babası  "Sultanü’l-ulema" (Bilginlerin Sultanı) olarak bilinen Bahaeddin Veled, annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.  Devrin önde gelen bilginlerinden olan Bahaeddin Veled , Fahreddin Razi ile fikir ayrılığına düştü. Daha sonra  Harezmşahlar hükümdarı Alaeddin Muhammed Tökiş'in de devreye girmesi sonucunda, toplumsal bir kargaşa çıkmaması için Belh'ten ayrılarak Nişabur'a gitti. Burada  Feridüddin Attar ile Mevlana'nın da yer aldığı bir görüşme gerçekleştirir. Bu sırada henüz on üç yaşında olan Mevlana, Attar'ın övgüsünü kazanmıştı.  1222 yılında Karaman'a yerleştiler. Mevlana, Lala Şerafettin'in kızı Gevher Hatun ile evlendi. Bu evliliğinden Sultan Veled ve Alaeddin adında iki erkek çocuğu dünyaya geldi. Selçuklu Devleti Sultanı Alaeddin Keykubat'ın daveti üzerine Kon

Piri Reis'in kısaca hayatı

Asıl adı Muhiddin Piri olan Piri Reis, 1465 yılında Gelibolu'da dünyaya geldi. Bazı kaynaklar ise aslen Konyalı olduğunu söylemektedir. Amcası Osmanlı denizcilerinden Kemal Reis'tir. Amcası sayesinde denizciliğe ilgi duymuş ve ilk onunla birlikte denize açılmıştı.  1486 yılında Osmanlı Devleti'nin görevlendirmesi üzerine amcası ile birlikte İspanya'da katliama uğrayan Müslümanların yardımına giden Piri Reis, 1494 yılında padişahın huzuruna çıkarak resmi olarak Osmanlı Donanmasının hizmetine girdi.  Venediklilere karşı başarılı bir mücadele verdi. Özellikle de Mora Seferi 'nde göstermiş olduğu üstün başarıyla dikkat çekti. Amcası Kemal Reis'in 1511 yılında vefat etmesi üzerine Gelibolu'ya yerleşerek notik çalışmalarına başladı. 1513 yılında gerçeğe en yakın ilk dünya haritası nı çizdi. Bu haritasını Mısır Seferi sırasında Yavuz Sultan Selim 'e sundu.  1522 yılında yapılan Rodos Seferi'ne katıldı. "Kitab-ı Bahriye" adlı kitabını 15