26 Nisan 2016 Salı

Afet İnan Kimdir? Kısaca Hayatı


Türk tarihinin en büyük anlatıcılarından Prof. Dr. Afet İnan, 30 Ekim 1908 tarihinde Selanik'te dünyaya geldi. Balkan Savaşları'nın ardından ailesiyle birlikte Eskişehir'e taşındı ve ilköğrenimine burada başladı. Henüz 7 yaşındayken annesini kaybetti. Babasının memuriyeti nedeniyle öğrenimine farklı yerlerde devam etmek zorunda kaldı. 1925 yılında öğrenimini tamamladıktan sonra İzmir'de Redd-i İlhak İlkokulu'nda başöğretmen olarak görev yapmaya başladı. Burada görev yaptığı sırada Mustafa Kemal Atatürk'ün bir ziyaretinde onunla tanıştı. Bu tanışmanın ardından Lozan'a dil öğrenimi için gönderildi. 

Yurda döndükten sonra bir süre Fransız Kız Lisesi'nde öğrenim gördü. 1929'da Ankara Musiki Muallim Mektebi'nde 1933'de ise Ankara Kız Lisesi'nde öğretmen olarak görev yaptı. Orta okul ve liselerde ders kitabı olarak okutulan "Vatandaş İçin Medenî Bilgiler" kitabını hazırladı. 1935 yılından 1952 yılına kadar Türk Tarih Kurumu'nda asbaşkan olarak çalışmalarını sürdürdü. Türk Tarih Tezi çalışmalarında yer alan Afet İnan, "Türk Tarihinin Ana Hatları" kitabının hazırlanmasında görev aldı.

Cenevre Üniversitesi Sosyal ve Ekonomik Bilimler Fakültesi'nde yüksek öğrenimini ve doktorasını tamamladı. 1950 yılında ise profesör oldu. Türkiye'de çeşitli üniversitelerde dersler verdi. 8 Haziran 1985'de Ankara'da hayatını kaybetti. 

1 Nisan 2016 Cuma

Atatürk Kürtlere özerklik sözü verdi mi? - İlber Ortaylı Cevapladı



Prof. Dr. İlber Ortaylı, katıldığı Siyaset Meydanı programında, "Atatürk Kürtlere özerklik sözü verdi mi?" sorusunu cevaplandırdı.

Ali Kırca: "Erzurum Kongresi'nin 8. maddesinde 'Milletlerin kendi kaderlerini tayin hakkı' gibi bir ifade var. Sonra Mustafa Kemal Atatürk'ün İzmit konuşması var ve burada 'İki unsurun kaderi birleşmiştir' diyor."

İlber Ortaylı'nın açıklaması şu şekilde:

İzmit konuşmasının sansürsüz metnini okuyabilmiştim. Kürt realitesini tanıma var, fakat Atatürk hiçbir şekilde ayrımdan söz etmiyor. Çünkü artık askeri safha başarılmıştır. Ondan sonra bir Mareşalin kazandıklarından, elde tuttuklarından vermesini bekleyemezsiniz. Zaten öyle bir talep de yoktur. 

Sivas Kongresi'nde öyle bir eğilim var mıydı, bilemem. Fakat zaten Sivas Kongresi sırasında Kürt Teali Hareketi'nin bağımsızlık isteği çok menfidir. Lider kadroları için bu söz konusudur. Onun için bugünkü durum ile geçmişe bakmak meseleyi çözmüyor. Bu koca bir parçanın entegrasyonu nasıl sağlanmış? Bence çok büyük bir sıkıntı çekmemişler. Çünkü bu tarafta öyle bir derinlemesine talebin olduğunu söylemek çok zor. Çok az ayaklanmalar var. Mesela Koçgiri Ayaklanması. Ama Koçgiri Ayaklanması milliyetçilik mi başka türlü bir ayaklanma mı üzerinde durmak lazım. 

1924 Anayasası vatandaşlık konusunda Fransa Anayasasını model almıştır. 

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı