Kayıtlar

Mart, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Vali Recep Yazıcıoğlu Kimdir?

Resim
Recep Yazıcıoğlu , 2 Haziran 1948'de Trabzon'un Köprübaşı İlçesi'nde doğdu. Yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde tamamladıktan sonra Aydın'da maiyet memuru olarak görev yaptı. Buradaki görevinin ardından sırasıyla Kalkandere, Bahçe, Hamur, Ayvacık, Kırıkhan, Alaca ve Akçakoca ilçelerinde kaymakamlık yaptı. 36 yaşında Türkiye'nin en genç valisi olarak Tokat Valiliği 'ne atandı. 1989'da Aydın Valiliği 'ne, 1991'de Erzincan Valiliği 'ne, 1999'da Merkez Vakiliği 'ne atandı. 2003 yılında ise Denizli Valiliği 'ne atandı. Buradaki görevini sürdürürken 2 Eylül 2003 günü geçirdiği trafik kazası sonucu vefat etti. Recep Yazıcıoğlu, görev yaptığı tüm illerde yaptıklarıyla ve yaklaşımıyla halkın büyük sevgisini kazanmıştı. Prof. Dr. İlber Ortaylı 'nın kaleme aldığı Recep Yazıcıoğlu portresi oldukça önemli  bilgiler vermekte. İşte İlber Ortaylı 'nın gözünden  Efsane Vali Recep Yazıcıoğlu 'nu

Muhsin Yazıcıoğlu'nun Sözleri

Bir saniyesine bile hakim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur. Düz yaşayacağız, düz duracağız, düz yürüyeceğiz; dik duracağız, doğru gideceğiz. Üniversite imtihanları sistem olarak gençliğe gelecek vaat etmiyor. Harçların ve üniversite sınavlarının da kaldırılması gerekiyor. (1) Türkiye'deki gündem, enerjisini içeride tüketmesine neden oluyor. Enerjisini içinde harcayan Türkiye, kendi merkezli dünya gündemi oluşturma şansına sahip değildir. (2) Barış dini olan İslam eğer terörle ilişkilendiriliyorsa, bu ya cahillikten ya da kasıttan kaynaklanmaktadır. (3) [ İngiltere Lordlar Kamarası'ndaki konuşmasından ] Türkiye, doğuda batının, batıda ise doğunun kutsallarına küfredilmeyen bir dünya arzulamaktadır. İki medeniyet arasında onurlu bir ortaklığın tesisi için çalışmak istemektedir. Türkiye, sahip olduğu birikim, coğrafi konum, istikrarlı siyasi ve ekonomik yapısıyla bunu gerçekleştirmeye mu

Recep Yazıcıoğlu'nun Sözleri

Resim
Bizim giyim ve kuşamımızdan başka neyimiz Avrupalı'ya benziyor ki, bizi aralarına alsınlar. Biz önce demokrasiyi çözelim. Açıkça fikirlerimizi ortaya koyabilelim. Avrupalı bizi Ortak Pazar'a değil, ortak mezara bile almaz. (1) Genel değil yerel politikacıyı savunuyorum. Ama bu genel politikacının işine gelmiyor. Biz belediye olarak bir tretuvar yapmayı öğrenemedik. Halkı sisteme ortak etmek lazım. Merkezi yönetimde idari ve siyasi yetkileri küçültürseniz Ankara'da sadece bir başkan olur. Maaşı da öğretmen maaşına endeksli bir maaş, çalışma süresi de dört ay. (2) Öğrenciyi yok edersen, sistemi eleştirenleri yok edersen soygun ve vurgun devam eder. (3) Toplumda tahrikler, ideolojik beyin yıkamalar olmadığı sürece kavga olmaz. Alevi-Sünni tartışmasını yapan siyasilere teskeresini verin. (4) Günümüzde bürokratla politikacı çatışır, bürokrat davayı kaybeder. Bürokrat ile politikacı uzlaşır, bu kez bürokrat itibarını yitirir. Bürokrat bakıyor ki, çarpışsa k

Ziya Gökalp'in Kısaca Hayatı

Resim
Ziya Gökalp Asıl adı ' Mehmet Ziya ' olan Ziya Gökalp , 23 Mart 1876'da Diyarbakır'da doğdu.  Eğitim hayatına Diyarbakır'da başladı. Mekteb-i Rüştiye-i Askeriyye ve Mülkiye İdadisi'nde öğrenim gördü. Kendi çabasıyla Fransızca öğrendi, amcasından ise Arapça ve Farsça dersleri aldı.  1895 yılında İstanbul'da bulunan Baytar Mektebi 'ne kaydoldu. İttihat ve Terakki Cemiyeti 'ne katılışı da bu dönemde gerçekleşti.  Bir yıl hapis yatan Ziya Gökalp, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Diyarbakır'a gitti ve " Peyman " adında bir gazete çıkarmaya başladı. İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin Selanik'teki merkez yönetim kuruluna seçildi. Ömer Seyfettin ve Ali Canip Yöntem gibi isimlerin olduğu " Genç Kalemler " dergisinde yazıları yayımlandı. Diyarbakır'dan Meclis-i Mebusan 'a seçildi. Meclis kapanınca öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı.  Darülfünun 'un ilk sosyoloji profesörü oldu.  İstanbul'u işgal

2001 Krizi: Nedenleri ve Sonuçları

Resim
2001 krizi Türkiye'nin üzerinden adeta silindir gibi geçmişti. Krizin faturası oldukça kabarıktı. 1.5 milyon kişi işsiz kalmış, esnaf kepenklerini kapatmış ve paranın alım gücü hızla düşmüştü. Elbette krizin yansımaları bunlarla sınırlı değildi; uzun bir listesi vardı. Peki kriz bir anda mı patlak vermişti? Tabii ki de hayır! Hiçbir kriz bir anda patlak vermez, bunun bir de öncesi vardır. Birçok kişinin birleştiği düşünce şuydu: 2001 krizi 90'ların son dönemlerinde yeşermiş ve 2000'li yılların başına geldiğindeyse sadece ufak bir kıvılcım bekliyordu . O kıvılcım da çok gecikmedi(!) MGK'DA YÜKSELEN TANSİYON Tarih:19 Şubat 2001 ... Çankaya Köşkü'nde Milli Güvenlik Kurulu toplandı. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer , çok sert bir konuşma yaptı: "Sayın Başbakan çamurun üzerinde oturuyorsunuz. Böyle devlet yönetimi olmaz. Yolsuzlukların üzerini örtmeyin. Ben yolsuzlukları ortaya çıkarmaya çalışıyorum, siz beni engellemeye çalışıyorsunuz. Beni k

Atatürk'ü Samsun'a Vahdettin mi Gönderdi?

Murat Bardakçı, Habertürk ekranlarında yayınlanan " Tarihin Arka Odası " programında Mustafa Kemal Atatürk'ün Sultan Vahdettin tarafından Samsun'a gönderildiğini açıkladı. İşte Murat Bardakçı'nın açıklamaları: Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun öncesi, seyahat sırasında ve seyahat sonrasındaki bütün evrakını yayınlayan tek kişi olmam hasebiyle söylüyorum: Mustafa Kemal Paşa'yı Samsun'a devlet gönderdi. İşgal altındaki bir imparatorlukta, yaşanan işgale son vermek için devletin her kademesinde yapılan bir tür operasyondur. Sadece Mustafa Kemal Paşa'yı değil; Kazım Karabekir'i, Ali Fuat Paşa'yı da gönderen bir operasyon. Fakat bu evraktan gördüğümüz kadarıyla en fazla ümit bağlanan kişi Mustafa Kemal Paşa'dır. Bu devlet gönderdi dediğim hadisede Padişah Sultan Vahdettin, askerler ve hatta gayrıresmi Saltanat Şurası rol almıştır. Gizli mi gönderildi?  Hayır, 30 Nisan 1919 tarihli resmi gazetede tayin kararnamesi yayınlanmıştır.  Atatü

Atatürk olmasaydı ne olurdu? (Kısaca)

“ Atatürk olmasaydı Türkiye kurtulur muydu? ” sorusu hakkında Prof. Dr. İlber Ortaylı , “ Yakın Tarihin Gerçekleri ” adlı kitabında şu açıklamaları yapıyor: Hep şu söylemin doğru olup olmadığı merak edilir: "Atatürk olmasaydı da Türkiye bir şekilde kurtulurdu." Sizce bu doğru mudur? Yavaş yavaş kendince kurtulurdu belki ama İzmir bizim olamazdı . Oraya gelir, yerleşirlerdi. İlk başta oradaki yerli Helenlerin ve Venizelos hükümetinin üniversal kozmopolit Levantenler ile anlaşamadığı belli ama elbet bir şekilde anlaşacaklardı. Çünkü bu kişiler tüccardır. Buraya da nüfus sürekli geliyordu, zamanla bu daha da hızlandı. Çünkü İzmir hinterlandı adalarda sürünen insanlar için çok bereketli, cennet gibi bir yerdi ve nüfusu muhakkak artardı. Türkiye de yine acayip bir ülke olarak ortaya çıkardı. Yani Türk milleti ortadan kalkacak değildi . O zaman nüfus 13 milyondu. Bu oldukça önemli bir rakamdır. " Demokrasi gelirdi " diyenler de var. Demokrasi ithal gelmez . İstanb

Atatürk diktatör müydü?

" Atatürk diktatör müydü? " sorusunun cevabını Prof. Dr. İlber Ortaylı, “Yakın Tarihin Gerçekleri” adlı kitabında şu şekilde veriyor: Mustafa Kemal'e gelince, kendisi şartlar dolasıyla diktatördür. Ama teorisinde diktatörlük yoktur. Nitekim iki kere çok partili düzene geçmeyi denedi. Tabii bu partiler kendisinin istediği partilerdi. Şunu da açıkça ifade edeyim: Atatürk'ün istediği çok partili süreç 1950-60 arasında oldu. Bu dönem, aşırı solun pek bulunmadığı ve aşırı sağın yasak olduğu belirli çizgiler çerçevesinde şekillenen partilerin olduğu birçok parti dönemidir. Ama zamanla bunun bile mümkün olamayacağı anlaşıldı. Çünkü birinci denemede İttihatçılar hakim oldu. Terakkiperver Fırka'da da mürteci denen tayfa meclise girdi. İkincisinde hakim olan taraf ise asıl solculardı. Ama Serbest Fırka denemesinde solculardan çok gene öbür grubun sesi çıktı. Neticede partiyi kurmakla görevlendirilen yakın arkadaşı bile işin nereye gittiğini fark edemedi. Mesela Makbule

İsmet İnönü'nün Hayatı Kısaca

Resim
İsmet İnönü İsmet İnönü , 1884 yılında İzmir'de doğdu.  Babası Hacı Reşit Bey, annesi ise Cevriye Temelli Hanım idi. Öğrenim hayatına Sivas'taki bir mahalle mektebinde başladı. Daha sonra Mülkiye İdadisi'ne gitti. 1897 yılında İstanbul'a gelen İnönü  Mühendishane-i Berri-i Hümayun 'a (Topçu Lisesi) kaydoldu.  Buradan mezun olduktran sonra sonra Erkan-ı Harbiye Mektebi 'ne girdi. 26 Eylül 1906'de birincilikle mezun oldu. Askeri eğitimini tamamladıktan sonra Edirne'deki İkinci Ordu 'ya atandı. İttihat ve Terakki Cemiyeti 'ne girişi burada görev yaptığı sırada gerçekleşti. 1910 yılında Yemen 'de ayaklanma çıkması üzerine bölgeye gönderildi. Burada yaklaşık 3 yıl boyunca görev yaptı. 1912 yılında binbaşılık rütbesine terfi etti. Birinci Dünya Savaşı 'ndaki ilk görev yeri Kafkas Cephesi oldu. Burada Mustafa Kemal Atatürk' ün emrinde görev yaptı. Daha sonra 4. Kolordu Komutanlığı ve Filistin'de bulunan 20. Kolordu Kom

Hugo Chavez Kimdir?

Resim
Hugo Chavez , 28 Temmuz 1954 günü Venezuela'da dünyaya geldi. Girdiği askeri akademiden 1975 yılında mezun oldu. Venezuela Kara Kuvvetleri'nde paraşütçü subay olarak görev yaptı. Hugo Chavez Ülke yönetimine muhalifti, bu sebeple Bolivarcı Devrimci Hareket-200 adını verdiği gizli bir örgüt kurdu. Chavez'in siyaset sahnesinde isminin duyulduğu ilk olay, 1992 'de öncülük ettiği bir darbe girişimiydi. Carlos Andres Perez hükümetine karşı düzenlenen bu darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlandı. Bu olayın ardından iki yıl hapis cezası aldı. Hapisten çıktıktan sonra Beşinci Cumhuriyet Hareketi 'ni kurdu. 1998 yılında yapılan seçimlerde Venezuela Devlet Başkanı seçildi. Bundan sonra hızlı bir "yenilik" harekatına girişti. Yeni bir anayasa yürürlüğe koydu ve meclis sistemini değiştirdi. Bunun dışında ülkenin altyapı hizmetlerine önemli yatırımlar yaptı. Yönetime gelmesiyle ülkenin yapısında önemli değişiklikler yapan Chavez'e eleştirel yakla

Ali Kuşçu'nun Kısaca Hayatı

Resim
Ali Kuşçu , 1400 yılında Semerkand 'da dünyaya geldi. Babası, Timur İmparatorluğu Sultanı Uluğ Bey 'in doğancıbaşısı Mehmet Bey idi. ' Kuşçu ' adı babasının bu görevinden gelmektedir. Ali Kuşçu Ali Kuşçu'nun yetiştiği çevre Semerkand ve Buhrada idi. Burası o dönem itibarıyla dünyanın önde gelen bilim merkezlerindendi. Semerkand'da açılan rasathane, dünyanın en gelişmiş rasathanesi olarak kabul edilmekteydi.  Ali Kuşçu, küçük yaştan itibaren matematik ve astronomi ile ilgilendi. Onun bu alandaki yeteneği Uluğ Bey'in de gözünden kaçmamış; eğitimiyle yakında ilgilenmişti. Dünyaca tanınmış matematik ve astronomi bilgini Bursalı Kadızade Rumi , Uluğ Bey'in isteği üzerine Ali Kuşçu'nun hocası oldu. Ali Kuşçu'nun hocaları arasında Gıyaseddin Cemşid de vardı. Ali Kuşçu, bir süre sonra kendisini geliştirmek için İran'ın en büyük bilim merkezi Kirman 'a gitti. Burada çeşitli bilginlerden dersler aldı ve çalışmalar yaptı.

Metin Oktay'ın Hayatı(Kısa-Özet)

Resim
Türk futbolunun unutulmaz ismi Metin Oktay , 2 Şubat 1936'da İzmir'in Karşıyaka İlçesinde dünyaya geldi. Öğrenimine Karşıyaka Soğukkuyu İlkokulu 'nda başladı. Fakat babasının tayini nedeniyle taşınmaları üzerine öğrenimine Alsancak İlkokulu 'nda devam etti. Buradan mezun olduktan sonra İnönü Lisesi'ne gitti; ardından babasının isteğinden ötürü Mithatpaşa Erkek Sanat Enstitü'süne geçti. Metin Oktay Metin Oktay, futbol kariyerine 1951 yılında İzmir'in amatör takımlarından Damlacıkspor 'da başladı. Burada 8 numaralı formayı giydi. Oynadığı ilk karşılaşmada iki gol birden atarak tüm dikkatleri üzerine çekti. Damlacıkspor'da oynayalı henüz uzun bir süre olmamasına karşın ismi büyük kulüplerle anılmaya başladı. Burada kısa sürede gösterdiği başarı neticesinde Genç Milli Takım'a çağrıldı. 1952 yılında Yün Mensucat ile anlaştı. 11 Nisan 1954'de Genç Milli Takım'ın Belçika ile oynadığı karşılaşmada forma giydi ve iki gol at

Recep Tayyip Erdoğan'ın Liderlik Özellikleri

Resim
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın liderlik özelliklerini Prof. Dr. İlber Ortaylı yorumladı: Recep Tayyip Erdoğan nasıl bir siyasetçi, nasıl bir lider profilidir? Recep Tayyip Erdoğan İstanbul'un fakir mahallesinde yetişip yükselen bir genç tipidir. Kasımpaşa gibi çeşitli sınıfların, farklı unsurların, orta hallinin, fakirin, Yahudi'nin, Müslüman'ın, Karadenizlinin, İstanbullunun bir araya geldiği bir yerde yetişmiştir. Lider politikacıların içinde çok önemli bir yanı vardır. Bence, Türkçe bilmesi bakımından Ecevit-Demirel kategorisindedir. Hitabet dili için kendisini iyi yetiştirmiş, şiir okumuş. Türkçesi çok düzgün. Bu çok önemli. İnsanlarla müthiş bir diyalog kurdu ki bu Türkiye'de az bulunan siyasi karakterdir. Çünkü bizim siyasiler hepsi gökten zembille indirilmişlerdir. Erdoğan ise çocukluktan beri Milli Nizam Partisi çevrelerinde yetişmiş. Gençlik Kolu Başkanı, il başkanı, belediye başkanı olmuş ve buraya kadar gelmiş. Mehmed Zahid Kotku'ya