Kayıtlar

Şubat, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Can Yücel'in Hayatı ve Edebi Kişiliği

Resim
Türkiye'nin önemli şairlerinden biri olan Can Yücel , 21 Ağustos 1926'da İstanbul'da doğdu. Babası eski Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel idi.  Can Yücel Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi 'nde Latince-Yunanca okudu. Daha sonra öğrenimine İngiltere'de Cambridge Üniversitesi 'nde devam etti. Burada bir süre BBC'nin Türkçe bölümünde çalıştı. Can Yücel, askerliğini Kore Savaşı 'nda çevirmen olarak yaptı. 1958'de Türkiye'ye döndü; Marmaris'e yerleşti. Burada bir süre turist rehberi olarak çalıştı. Bu sırada çeşitli edebiyat dergilerinde yavaş yavaş ismi anılıyordu. Bu dergilerden bazıları şunlardı: Yenilikler, Beraber, Seçilmiş Hikayeler, Sosyal Adalet ... 1966 yılında İstanbul'a geldi; burada çevirmen olarak yaşamını sürdürdü. Bu tarihten sonra siyasi konulara eğildi. 12 Mart 1971 Darbesi sırasında yaptığı bazı çeviriler gerekçe gösterilerek 15 yıl hapse mahkum edildi. 1974 yılında çıkarılan genel afla özg

Lozan'a Neden İsmet İnönü Gönderildi?

Resim
Mustafa Kemal Lozan'a neden İsmet Paşa'yı yolluyor? Fethi Okyar, Rauf Orbay neden İsmet Paşa'yı seçtiğini merak ediyorlar, çünkü onun iyi bir asker olduğu halde siyasetle alakadar olmadığını biliyorlar. Lozan dönüşü karşılama krizi bile çıkıyor. Çünkü onu dinleyecek olan, ona en yakın olan kişidir İsmet İnönü. Başka kimi gönderse, o kişi kendini bir şey zanneder. Rıza Nur'un hatıratında görüyoruz ki adam kendini büyük bir diplomat zannediyor. İsmet İnönü Fethi Okyar da İsmet İnönü için "Bu adam bizim kadar bile lisan bilmiyor, orada ne işi var?" diyor. Ama mühim olan lisan bilmek değil, Atatürk'ün prensiplerine sadık olmak ve inatçı olmaktı. İnat etmek müzakere bağlamında çok önemlidir. Lozan'a bugün "zafer" diyenler de, "hezimet" diyenler de var. Fakat Lozan bir uzlaşmadır. Harpten yeni çıkmış bir millet olarak, çok korkunç olan eski antlaşmayı kabul etmiyoruz. Buna karşı Musul'un kaybedildiğini söylüyorlar ama z

Halifelik Neden Kaldırıldı?

Halifelik 3 Mart 1924 günü kaldırıldı. Fakat günümüze değin halen tartışılan bir konudur. Halifelik kaldırılmalı mıydı? Mustafa Kemal Atatürk'ün halifeliği kaldırmasındaki amacı neydi? Halifeliğin kaldırılması konusunda dış baskı oldu mu? Bunlar birçok kişinin kafasında oluşan sorular. En doğru yorumu yapabilmeniz için bu konuda iki farklı görüşü sizlerle paylaşıyoruz. Prof. Dr. İlber Ortaylı , bu konuda şu yorumu yapmakta: Hilafeti niye kaldırdı? Hilafeti ruhani bir müessese olarak gördüğü için değil. Çünkü ruhani bir müessese değil. Muhtemelen, ki büyük ölçüde doğrudur; hilafet denen kurumun her şeyden evvel siyasi bakımdan kendi kurduğu cumhuriyet rejimi için artık tehlikeli bir ikilem yaratacağını gördü. Son Halife Abdülmecid, Ankara hükümetinin bu gibi düşünce ve endişelerini yatıştıracak, onları ikna edecek bir kişilik değildi, böyle bir politika da gütmedi. Aksine onları alarma sev edecek, hilafeti kaldırmaya yani ilga etmeye yönelik politikaları adeta teşvi

Enver Paşa ve Mustafa Kemal Atatürk

Enver Paşa , Türkiye'de bir dönem öne çıkan bir isimdi.  İttihat ve Terakki Cemiyeti 'nin kurucuları ve önde gelen kişilerindendi.  23 Ocak 1913 günü Talat Bey ve bir grup İttihat ve Terakki Cemiyeti üyesi ile birlikte Bab-ı Ali Baskını 'nı gerçekleştirdi; iktidarın İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne geçmesini sağladı.  Birinci Dünya Savaşı 'na Almanların yanında girilmesinde öncü rol oynamış; fakat savaşın yenilgi ile sonuçlanması üzerine önce Almanya'ya ardından da Rusya'ya gitmişti. Yeni bir hedefi vardı: " Turan Devleti ". Fakat 4 Ağustos 1922 'de Bolşevik Ruslarla giriştiği bir çatışmada şehit oldu. Enver Paşa, Milli Mücadele sırasında Türkiye'de değildi. Birtakım çevreler, Mustafa Kemal Atatürk'ün yerine Milli Mücadele 'nin başına onun geçmesi için uğraştı. Fakat başarılı olamadılar.Enver Paşa son derece iyi yetişmiş bir askerdi; tıpkı Mustafa Kemal Atatürk ve Kazım Karabekir gibi. Enver Paşa'nın Mustafa Kemal&#

Bordo Bereli Nasıl Olunur?

Bordo Bereliler , Türk Silahlı Kuvvetleri'nin en seçkin birliğidir. En kritik ve en tehlikeli operasyonları başarılı bir şekilde sonuçlandırıyorlar. Üstelik bu operasyonlarda minimum kayıp veriyorlar. Bu sebeple terörle mücadelede en kritik birliklerin başında onlar geliyor.  Onlar için herhangi bir sınır yok; hem yurt içinde hem de yurt dışında operasyonlarını başarılı bir şekilde icra ediyorlar. Peki, bu seçkin birliğin birer üyesi olabilmek için neler gereklidir?  BORDO BERELİ OLMAK İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR Asıl ismi Özel Kuvvetlet Komutanlığı olan Bordo Bereliler'e katılabilmek için temel şart, halihazırda Türk Silahlı Kuvvetleri'nde Subay , Astsubay ya da Uzman Erbaş olarak görev yapıyor olmaktır. Bunun dışında belirli sağlık şartlarına da sahip olmak gerekir.  Bu şartları taşıyan adaylar, TSK tarafından verilecek ilana başvuruda bulunarak hayalleri yolunda ilk adımı atmış olacaklar.  BORDO BERELİLER'İN EĞİTİMLERİ Başvurularını tamamlayan adaylar, Öze

SEÇİM BARAJI NE ZAMAN GETİRİLDİ?

Resim
Seçim barajı , her seçim döneminde tartışılan bir konudur. Demokratik bir yöntem olmamakla eleştirilir ve şikayetçisi de oldukça çoktur. Fakat bugüne kadar hiçbir hükümet çözüm için yeterli iradeyi göstermedi. Hep ötelendi... Buna neden olarak daha çok “ istikrar ” gösterildi. Peki seçim barajı ilk olarak nerede ortaya çıktı? Ülkemizde ne zaman uygulanmaya başladı? Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı , ' Yakın Tarihin Gerçekleri ' adlı kitabında bu konuda şu açıklamaları yapıyor: 1980 darbesinden sonra anayasanın ve getirilen seçim kanununun en önemli noktası Weimar Anayasası 'ndaki " Küçük partiler olmasın " zihniyetinin burada da olmasıydı. Çünkü " Buralar gürültü çıkarıyor " anlayışı hakimdi. Dahası bunun bir de siyasi ve tarihi temelini ortaya koyuyorlardı; "Efendim Weimar Cumhuriyeti bu yüzden battı, yani Hitlerizmin gelişiyle Reichstag'da o kadar irili ufaklı, sağlı sollu, ortalı; monarşist cumhuriyetçi parti vardı ki ortalığı ka

SERBEST CUMHURİYET FIRKASI(Kuruluşu-Kapatılışı)

Resim
Türkiye Cumhuriyeti'nde çok partili hayata geçişin ilk denemesi, 17 Kasım 1924 günü kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile yapılmış; ancak büyük beklentilere karşın kalıcı olmamıştı. Nitekim 5 Haziran 1925 'de kapatılmıştı. Ali Fethi Okyar KURUCU: ALİ FETHİ OKYAR Çok partili hayata geçişin ikinci denemesi ise 12 Ağustos 1930 'da Serbest Cumhuriyet Fırkası 'nın kurulmasıyla gerçekleşti. Bu yeni kurulan partinin kurucusu, dönemin Paris Büyükelçisi Ali Fethi Okyar 'dı. Serbest Cumhuriyet Fırkası, Mustafa Kemal'in isteği ve Ali Fethi Okyar'ın girişimleri sonucunda kurulmuştu. Burada önemli bir hatırlatma yapmak gerekir: Ali Fethi Okyar, 22 Kasım 1924-3 Mart 1925 tarihleri arasında Başbakanlık görevinde bulunmuş; Şeyh Said isyanının patlak vermesi üzerine de istifa etmişti. ATATÜRK'ÜN KIZ KARDEŞİ MAKBULE HANIM SCF'DE Atatürk'ün, partinin kuruluşunda önemli katkıları oldu. " Serbest Cumhuriyet Fırkası " ismin

TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİNİN TARİHÇESİ

Resim
Tarihçi Prof. Dr. İlber Ortaylı , NTV ekranlarında yayınlanan 'Her Zaman' programında Türkiye-ABD ilişkilerinin tarihsel seyrini değerlendirdi. İşte Ortay'lının önemli açıklamaları: Amerika 19. asır boyunca Osmanlı'da orta elçilikle temsil edilmişti. İlişkiler henüz büyükelçilik aşamasına gelmemişti. 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi 'ni o zamanlar Amerika'dan satın aldığımız 400 bin kadar Martini-Henry tüfekleriyle yaptık. Osmanlı'nın topraklarında yani Anadolu, Mezopotamya ve Suriye'de 400'e yakın Amerikan okulu, yetimhanesi vardı.  Osmanlı'nın Hristiyan vatandaşları bunlara hoş gözle bakmıyorlardı, çünkü Protestanlardı. Problem çıktığı zaman arka çıkan İngiltere oluyordu. Türkiye Birinci Dünya Harb i'nde Amerika Birleşik Devletleri'ne savaş ilan etmemişti ve ilk büyükelçi o zaman gelmişti: Henry Morgenthau . Anıları dikkat çekici. İngiltere'nin sarsıntıya kapıldığı yıllarda Türkiye, ABD'nin gelecekte e

Liberalizm ve Özellikleri Nedir?

Resim
LİBERALİZM NEDİR? Liberalizm , Türk siyasetinde son yıllarda sıkça kullanılan ve tartışmalara konu olan bir kavram. En kısa ve net olarak, " bireysel özgürlüğü temel alan düşünce akımı " olarak tanımlanabilir. LİBERALİZMİN ORTAYA ÇIKIŞI Kelime kökeni olarak Latince " özgür insan " anlamına gelen " liber " sözcüğünden gelmektedir. Liberalizmin siyasi terminolojiye girişi ise 19. yüzyıl da gerçekleşmiştir. Bu dönem, feodal toplum düzeninden kapitalist toplum düzenine geçişin yaşandığı bir dönemdir. Feodalizmin yerine kurulan mutlak krallıklara karşı, liberal değerler, daha çok ekonomik çıkarlarını korumak isteyen yükselen orta sınıf tarafından savunulmaktaydı.  Bireyi merkezine alan liberalizm, akılla donatılan bireylerin kendileri için en iyi kararları verecekleri varsayımına dayanmaktadır.  LİBERALİZMİN UNSURLARI VE TEMSİLCİLERİ Liberalizmin önemli unsurlarını şu şekilde sıralayabiliriz: Özgürlük, eşitlik, hoşgörü, anayasalcılık ve akıl.

ATATÜRK'ÜN HAYATI / Özet-Kısa Bilgi

Resim
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk , 1881 yılında Selanik'te doğdu. Doğum günü konusunda net bir bilgi yoktur. Fakat, Milli Mücadele'nin kıvılcımını yakmak için gittiği Samsun'a ayak bastığı günü, 19 Mayıs'ı , doğum günü olarak kabul etmiştir. Babası Ali Rıza Efendi , annesi ise Zübeyde Hanım 'dır. 1888 yılında babası, 1924 yılında da annesi vefat etti. Asıl adı Mustafa'dır. " Kemal " adını nasıl aldığına dair çeşitli söylentiler mevcut. Bunlardan en öne çıkanı, askeri okulda okuduğu yıllarda hocasının olgun davranışlarından ötürü bu ismi taktığıdır. Okula, Şemsi Efendi Mektebi 'nde başladı. Bu okulun ardından Selanik Mülkiye Rüştiyesi 'ne kaydoldu. Fakat kısa bir süre sonra bu okulu bıraktı; Manastır Askeri İdadisi 'ne girdi. Bu okulu ikincilikle bitirdi. Daha sonra sırasıyla Mekteb-i Harbiye-i Şahane ve Erkan-ı Harbiye Mektebi 'ne girdi; bu okullardan başarılı bir dereceyle mezun oldu. 1904

ATATÜRK İLE İNÖNÜ ARASINDAKİ ANLAŞMAZLIK

Resim
Atatürk ile İnönü'nün arası neden açılmıştı? Cemil Koçak, yakın tarihimizin en merak edilen sorularından olan bu soruyu, NTV ekranlarında yayınlanan 'Bana Söz Ver' programında cevapladı.  Koçak, Atatürk ile İnönü arasındaki anlaşmazlığın üç temel meseleden kaynaklandığını belirtti. Bunlar: 1-) Devletçilik 2-) Dış politika 3-) Hatay sorunu Cemil Koçak, anlaşmazlığa sebep olan bu meseleleri detaylı bir şekilde anlattı: Atatürk ile İnönü arasında ayrılığın olduğu bir gerçek. Ama bu Atatürk ile İnönü arasındaki ilişkilerin en başından ya da en sonundan itibaren kırılgan olduğu anlamına gelmez. Biz maalesef bu türden politik meseleleri bir polemik haline getirmekten fazlasıyla memnun kalıyoruz galiba.  1-) DEVLETÇİLİK KONUSUNDAKİ GÖRÜŞ AYRILIĞI Atatürk de İnönü de çok yetkin, çok başarılı, çok becerikli politikacılar. Sonuç olarak aralarındaki ilişki de politik bir ilişki. Bütün cumhuriyet dönemi boyunca, çok kısa süre hariç, İnönü hep başbakan

ALBERT EİNSTEİN'iN ATATÜRK'E MEKTUBU

Resim
Albert Einstein ,  1933'te Türkiye'ye gelmek için iş başvurusu yaptı mı? Atatürk'e bir mektup yazmış mıydı? Tarihçi Cemil Koçak, NTV ekranlarında yayınlanan 'Bana Söz Ver' programında bu soruları cevapladı. İşte Cemil Koçak'ın açıklamaları: Bu da bir efsane olarak ortaya çıktı. Biliyorsunuz Hitler'in iktidara gelmesinden sonra Almanya'da Komünist ve Yahudi olmak Hitler açısından fenaydı. Alman Üniversiteleri'nden tasfiye edildiler. Zaten Almanya  bu tarihten itibaren bir daha sosyal bilimlerde eski yerini tutamayacak. Bu arkadaşların gidebilecekleri yerler bellidir. İsviçre'ye gidebilir, İngiltere'ye gidebilir, Fransa'ya gidebilir, ABD'ye gidebilir. Ama bunların da pozisyonları belli. Birdenbire çok sayıda, 1000'den daha fazla, hocanın atıldığını ve iş aramakta olduğunu düşünürsek bir çoğu da Türkiye'ye müracaat ediyorlar. Çünkü Türkiye'de de o sırada bugün İstanbul Üniversitesi olarak adlandırdığımız Darülfünu

FUTBOLU KİM BULDU?

Resim
Futbolun Avrupa'daki tarihsel gelişimi konusunda çeşitli iddialar ortaya atılmakta.  İngilizler ,  İtalyanlar  ve  Fransızlar  futbolun ilk olarak kendi ülkelerinde oynandığını ve bu şekilde dünyaya yayıldığını iddia etmekte. Fakat yapılan araştırmalar göstermektedir ki, futbolun günümüzdekine en yakın şekli 19. yüzyılda  İngiltere 'de görülmüştür. İngiltere'de 12. yüzyıldan itibaren futbol oynanmış ve tüm kesimler tarafından kısa sürede sevilmiştir. Bir süre sonra futbolun halk arasında çatışmalara neden olması üzerine Kral II. Edward,  13 Nisan 1314  günü bir fermanla futbolu yasaklamıştır. Edward şunları diyordu: " Büyük bir topla şehir içinde gürültüler yapıldığı, Tanrı korusun bir çok kaza ve hasara sebebiyet vereceği anlaşılmıştır. Tanrı ve Kral adına, şehir ve kasaba içinde top oynanmasını yasaklıyorum. Emirlerimizin aksine hareket ederek top oynayanlar en şiddetli cezalara çarptırılacaktır ." Kral 2. Charles Bu tarihten sonra futbol ve futbolcu

Yahya Kemal Beyatlı Kısaca Hayatı

Resim
Yahya Kemal Beyatlı Yahya Kemal Beyatlı, 2 Aralık 1884 tarihinde Üsküp'te dünyaya gözlerini açtı. Yeni Mektep ve Mekteb-i Edeb'te öğrenim gördükten sonra İstanbul'a gelerek Vefa İdadisi 'ne kaydoldu. Şiire olan ilgisi bu dönemde başladı. İlk şiiri "İrtika" adlı dergide yayımlandı. 1903 yılında Fransa'ya giden Yahya Kemal, burada Sorbonne Üniversitesi 'nde eğitim aldı. Hocaları arasında dönemin ünlü tarihçilerinden Albert Sorel de bulunuyordu. Tarih araştırmalarına yönelmesinde Sorel'in büyük etkisi olmuştu.  1913 yılında yurda döndükten sonra Darüşşafaka İdadisi 'nde öğretmenlik yapmaya başladı. Bir süre sonra ise Darülfünun 'a geçerek tarih ve edebiyat dersleri vermeye başladı. Bu dönemde öğrencileri arasında Ahmet Hamdi Tanpınar da vardı.  "Dergah" adında bir dergi kuran Yahya Kemal, burada kaleme aldığı yazılarla Milli Mücadele'ye destek verdi. Derginin yazarları arasında Nurullah Ataç , Ahmet Kutsi Tecer v

FUTBOLUN TARİHÇESİ(Kısa Bilgi-Özet)

Resim
Kitleler üzerinde şüphesiz en etkili spor olan futbolun tarihsel gelişimi oldukça eskiye dayanmaktadır. Futbol oyununun ilk olarak nerede ve ne zaman oynandığı konusunda net bir bilgi yoktur. Fakat yapılan araştırmalar sonucunda topların oyunlarda kullanılmasının  M.Ö. 7000 'lere kadar gittiği tahmin edilmektedir. M.Ö. 4000- M.Ö. 2000  yılları arasında hüküm sürmüş  Sümerler 'in ayakla top oynadıklarını belirten birtakım tarihi belgeler vardır. M.Ö. 2500  yılında  Çin İmparatoru Huang-Ti 'nin askerlerine yaptırdığı çeviklik talimi de futbola oldukça benzemektedir. Yapılan talimde askerler yere dikilen iki direk arasından bir topu tekmeleyerek geçirmeye çalışırlardı. Bu bilgi çeşitli kaynaklarda yer almaktadır. Mısır'daki duvar resmi Mısır 'da mezarlardaki duvar resimlerde  top oynayan insan figürleri ne rastlanması, futbolun tarihçesi konusunda önemli fikirler vermekte. Bu zamanda yapılan toplar günümüze kadar ulaşmıştır. Halen çeşitli müzelerd

LEFTER İLE YAPILAN RÖPORTAJ

Fenerbahçe'nin efsanevi futbolcusu ' Ordinaryus ' lakaplı Lefter Küçükandonyadis ,  Milliyet gazetesinin 20.10.1991 tarihli sayısında Özcan Ercan'a röportaj vermişti. İşte o röportajdan önemli bölümler... Bir balıkçının çocuğu. 11 kardeşten biriydi Lefter. Topa meraklıydı. Paçavralardan top yapar, geceyarılarına kadar top oynarlardı. İtalya'ya transfer oluncaya kadar da para yüzü görmedi. Kaç yaşındaydınız futbolu bıraktığınızda? 44 yaşındaydım. Bir futbolcunun, hele hele sizin gibi şöhretli, hatta efsane futbolcunun 44 yaşında futbolu bırakması normal midir? Hayır, tabii normal değildir... Normalde futbolcuların nefesi Türkiye'de otuz yaşında bitiyor. ' Öldü bu yaşlandı ' diyorlar. Çoğunluk bu yaşlarda futbolu bırakıyor. Bu, Avrupa'da biraz daha ileri gidebiliyor, 35 yaşına kadar. Pekiyi, siz nasıl oldu da böyle bir rekor kırabildiniz? Çünkü, ben çok erken yaşta futbola başladım ve kendimi, kondisyonumu ona göre hazırladım

ATATÜRK SAMSUN'A ÇIKMADAN ÖNCE NELER YAPTI?

" 1919 senesi Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıktım ."  Atatürk Nutuk'ta konuşmasına bu cümleyle başlar ve bu tarihten önce yaptığı çalışmalardan bahsetmez. 30 Ekim 1918'de Mondros Mütakeresi 'nin imzalanmasının ardından 13 Kasım 1918'de Adana'dan İstanbul'a geldi. Ve 13 Kasım 1918'den 19 Mayıs 1919'a kadar geçen süre zarfında neler yaptığı konusunda Nutuk'ta herhangi bir açıklama yoktur.  13 Kasım 1918'de İstanbul'a gelen Atatürk, burada çeşitli faaliyetlerde bulundu; birçok isimle görüşme gerçekleştirdi. CNN Türk'te Taha Akyol'un sunduğu ' Eğrisi Doğrusu ' programına katılan Cumhuriyet gazetesi yazarı Alev Coşkun ve Zaman gazetesi yazarı Mustafa Armağan, Atatürk'ün 6 aylık süre zarfında neler yaptığı konusunda önemli bilgiler verdiler. Alev Coşkun, Mustafa Kemal'in (13 Kasım 1918'de) İstanbul'a gelişini detaylı bir şekilde anlattı:  " Mustafa Kemal, Mondros Ateşkes Antlaşma