Kayıtlar

Köroğlu Hayatı Kısaca

Sibirya'dan Balkanlar'a kadar uzanan geniş bir coğrafyada bir kahramanlık hikayesinin baş kahramanı olan Köroğlu 'nun gerçek bir şahsiyet oluşuyla alakalı çok az bilgi vardır. Köroğlu bir efsane olsa bile Türk Halk Edebiyatı ve kahramanlık şiirlerindeki etkisi çok önemli bir yere sahiptir. Şiirleri dağlar gibi keskin ve yalçındır. Döneminin haksızlık ve adaletsizlikleri şiirlerinin  temelini oluşturur. Evliya Çelebi  seyahatnamesinde 17. yüzyıl Celali İsyanları'na katılanlar arasında Köroğlu'nun da adı geçmektedir.  Osmanlı'nın Bolu'ya tayin ettiği Bolu Bey i at meraklısıdır. At yetiştirmede usta olan seyis Yusuf'u güzel bir at bulması için görevlendirir. Yusuf, günlerce gezdikten sonra bir tay bulur. Tayı alır ve Bolu'ya döner. Lakin tay beyin istediği gibi değildir. Kendisiyle alay edildiğini düşünen Bolu Beyi Yusuf'un gözlerine mil çektirir ve Köroğlu'nun amansız hikayesi böyle başlar. Yaşı olgunlaşınca Bolu Beyi'nden intikam almay

Göktürk (Orhun) Yazıtları Hakkında Kısa Bilgi

Göktürk Kitabeleri de denilen bu yazıtlar,  Türk edebiyatının ilk yazılı   örnekleridi r . 8. yüzyılda, Çinlilere karşı yapılan bir "kurtuluş savaşı" kazanıldıktan ve Türk bütünlüğü sağlandıktan sonra, bu zaferi ölümsüzleştirmek gayesiyle yazılmıştır. Moğolistan'ın kuzey doğusunda, Orhun ırmağının, eski yatağına dikilen bu yazılı taşlara Orhun Anıtları denir.  Orta Asya'da Orhun ırmağının eski yatağına dikilmiş oldukları için, Orhun Anıtları adını alan yazılı taşlarda, Göktürklerin tarihi anlatılmaktadır. İlk defa bu yazıtları, 19. yüzyılda Danimarkalı dil bilgini Thomsen   okudu. Bu anıtlardan ilk söz açan ise, 13. yüzyılda, İlhanlılar tarihçisi Alaaddin Ata Melik Cüveyn 'in  Târih-i Cihan Güşa   adlı eseridir.  Orhun Anıtları'nın en önemlileri: Göktürklerin dört hakanına vezirlik etmiş olan Bilge Tonyukuk'un 720'de diktirdiği Tonyukuk Anıtı ; Doğu Göktürklerini Çin eserliğinden kurtaran Kutluk Han'ın küçük oğlu Kül Tigin adına 732'de dik

Dede Korkut Hayatı Kısaca

Dede Korkut olarak bilinen Korkut Ata , rivayete göre 9. ve 11. yüzyılları arasında Türkistan'da Aral Gölü civarında yaşamıştır. Oğuzların Bayat boyundan olan Dede Korkut'un kesin olarak ne zaman yaşadığı bilinmemektedir. Bilinen tek gerçek yaşadığı yöre ve zaman diliminde sözüne rağbet edinilen bir büyük insan olduğudur.  Türk hakanlarının hocalığını ve danışmanlığını yapması ve her sorunu çözebilme yeteneğiyle adeta bir üst bilince sahiptir. Türk, Altay ve Oğuz efsanelerinde, halk hikayelerinde ve masallarında  adı geçen ilk ozandır. Olağanüstü özellikleri vardır. Kopuz çalar, hikayeler, efsaneler ve öyküler anlatır. Uzun yıllar yaşamış ve tecrübe sahibi olan bir bilgedir. Kopuzun bulucusu olarak kabul edilir. İslamiyet ile birlikte bir evliya olarak kabul görmüştür, ama İslam öncesi dönemlerden de izler taşıyan Dede Korkut, Şaman kültürünün özelliklerini de taşımaktadır.  Dede Korkut hikayelerinde evliliklerin nasıl yapılacağı, ziyafetin kime verileceği, bir yiğidin n

Gazi Yaşargil Hayatı Kısaca

Resim
Dünyaca ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil, 1925 yılında Diyarbakır'ın Lice ilçesinde dünyaya gelmiştir. Lise öğrenimini Ankara Atatürk Lisesi'nde, yükseköğrenimini ise Ankara Üniversitesi 'nde tamamladı. Almanya'daki Friedrich Schiller Üniversitesi, İsviçre'deki Basel Üniversitesi, Bern Üniversitesi ve Zürih Üniversitesi'nde  çalışmalarda bulunmuştur.  Prof. Dr. Gazi Yaşargil, 0.5-2 milimetrelik damarlar  içinde damarı korumayı amaçlayan tekniği geliştirdi. Bu çalışma ile damar hastalıklarının tedavisinde önemli bir aşama elde edilmesini sağladı. Beyne zarar vermeden, çok zararlı urları, geliştirdiği özel teknik ve araçlarla çıkarmayı başardı. [1] Amerika Birleşik Devletleri'nde yaptığı bilimsel çalışmalar, icat ettiği tıbbi cihazlar ve tedavi yöntemlerinden dolayı " Yüzyılın Beyin Cerrahı " seçilmiş, adına üniversitelerd e kürsü kurulmuştur. Ayrıca kendisine   Türkiye Cumhuriyeti Üstün Hizmet Madalyası verilmiştir. P

Atatürk'ün Öğrenim Hayatı Kısaca - Okuduğu Okullar Sırasıyla

Resim
Mustafa Kemal Atatürk Mustafa Kemal Atatürk'ün öğrenim gördüğü okulları şu şekilde sıralayabiliriz: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ÜN ÖĞRENİM GÖRDÜĞÜ OKULLAR Mahalle Mektebi Şemsi Efendi İlkokulu Selanik Mülkiye Rüştiyesi Selanik Askeri Rüştiyesi Manastır Askeri İdadisi Harp Okulu Harp Akademisi Mustafa Kemal Atatürk'ün eğitim hayatı  Mustafa Kemal Atatürk, önce annesi Zübeyde Hanım'ın ısrarı ile Mahalle Mektebi 'ne kaydolmuş, daha sonra ise babası Ali Rıza Efendi tarafından Şemsi Efendi İlkokulu 'na kaydedilmiştir. Atatürk'ün ilkokul yılları babasının ölümü üzerine problemli bir şekilde kesilmiştir. Babası ölünce annesi ile birlikte dayısının yanına yerleşmiştir. Ancak burada çok uzun kalmamış ve tekrardan Selanik'e dönmüştür.  Selanik'e döndükten sonra kısa bir süre Selanik Mülkiye Rüştiyesi 'nde eğitim

Karahanlılar Hakkında Kısa Bilgi - Maddeler Halinde - Özet

Resim
Uygurların yıkılmasından sonra Karluk, Yağma, Tuhsi ve Çiğil Türkleri tarafından Batı Türkistan'da kurulmuştur. Devletin kurucusu Bilge Kül Kadir Han 'dır. İslamiyetin resmi din olarak kabul edilmesi Satuk Buğra Han döneminde olmuştur. İslamiyetin kabulünün ardından Satuk Buğra Han, Abdülkerim adını almıştır. Devlet en parlak ve güçlü dönemini Yusuf Kadir Han döneminde yaşamıştır. Yusuf Kadir Han'ın ölümünden sonra Gazneliler e karşı başarılı olunamamıştır. Kardeş kavgaları başlamış ve devlet ikiye bölünmüştür. Doğu Karahanlılara Karahitaylar, Batı Karahanlılara ise Harzemşahlar son vermiştir. Orta Asya'da kurulan ilk Türk-İslam devleti dir. Türkçe 'yi resmi dil olarak kabul etmişler ve Türkçe'nin gelişimine katkıda bulunmuşlardır.  Türk-İslam edebiyatının ilk örneklerini vermişlerdir. Bu eserlerin en önemlileri arasında Yusuf Has Hacib'in Kutadgu Bilig'i, Kaşgarlı Mahmut 'un  Divan-ı Lügat-it Türk 'ü,  Ahmet Yesev

Uygurlar Hakkında Kısaca Bilgi - Maddeler Halinde - Özet

Resim
Uygurlar, Karluk ve Basmillerin yardımıyla Göktürk Devleti'ne son vererek kendi devletlerini kurdular. Devletin kurucusu Kutluk Bilge Kül Kağan 'dır.  Merkezleri önce Ötüken , daha sonra Ordu Balıg (Karabalgasun) olmuştur. Bögü Kağan dönemi devletin en parlak dönemidir. Çin'e yaptıkları bir sefer sırasında Maniheizm 'i öğrenmişler ve kendi ülkelerinde yayılmasını sağlamışlardır. Maniheizm dininin hayvani gıdaları yemeyi yasaklaması  Uygurların savaşçı özelliklerini kaybetmesine neden olmuştur. Ayrıca hayvancılığın önemini kaybetmesi ve tarıma yönelmeleri sonucunda  göçebe yaşam tarzı yerine yerleşik hayata geçmişlerdir.  Uygurlar yerleşik hayata geçen ilk Türk devletidir . 840 yılında Kırgızlar tarafından yıkılmalarının ardından Sarı Uygurlar ve Turfan Uygurlar olmak üzere ikiye bölünmüşlerdir.  Çinliler ile olan ilişkileri sonucunda kağıt ve matbaayı kullanan ilk Türk devleti olmuşlardır. BU KADAR YETMEZ DİYORSANIZ, DAHA AYRINTILI BİLGİLER AŞAĞI